47

1169 Words

Ali eve geldiğinde onu bitkin ve üşümüş bir hâlde basamaklarda otururken bulmuş, bedenini resmen eve sürüklemişti. Suratına bir battaniye çarpıp çay yapmak için onu yalnız bıraktığı birkaç dakikanın ardından yanına dönmüş ve neler olduğunu sormuştu. Mahir hissiz bir şekilde son birkaç günü arkadaşına anlattı. Güldüklerini, konuştuklarını, onu ağlatmadığını, sabahları kapısında beklediğini, akşamları evine bıraktığını, aldığı hediyeleri, Zeynep’in rahatsız olmadığını... Aklına gelen şeyleri anlatmak için çabaladı. Ve sonra Ali şaşkın bir sesle ona sorular sormaya başladı. “Ona çiçekler aldın?” “Evet.” “En sevdiği kahveden aldın?” Başını sallayarak halıya baktı. “Sevdiğin tüm kitapları ona verdin?” Tepki bile vermedi. Ali zaten cevap vermesini beklemiyor, söylediklerini anlamak için

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD