Çelik eve iş ortaklarını ve eşlerini davet etmişti. Salonun her köşesi ışıltılıydı. Gül, Çelik’in iş ortakları ve eşleri için hazırlanan sofrayı son bir kez gözden geçirdi. Her şey kusursuzdu. Feride, kanepe köşesinde oturmuş, genişleyen karnının üzerinde ellerini birleştirmiş, onları izliyordu. Çelik, içeri iki çiftle birlikte girdi. Hepsi şık, pahalı giyinmişti. Gül, misafirlere gülümseyerek koştu, ceketlerini aldı. "Hoş geldiniz! Ay, Neriman Hanım, bu kıyafet müthiş! Lütfen buyurun." Feride yerinden kalkmadı. Hafif bir baş hareketiyle selam verdi. Akşam ilerledikçe Gül'ün sahnesi başladı. Mutfaktan çıkan nefis kokular, zarif servis, şakalar, herkese yetecek kadar ilgi... Misafirler büyülendi. "Çelik Bey, eşiniz gerçekten bir cevher! Böyle ev hanımı zor bulunur." "Bu yemeğin lezze

