Bölüm: Sessiz Savaşın Şafağı Andaç yanımdan ayrıldıktan sonra gözüme uyku girmemişti. Yatak bir işkence aletine dönüşmüştü; çarşafların her kıvrımı onun vücudunun bıraktığı izi, nefesinin sıcaklığını hatırlatıyordu. Nihayet pes edip kalktım. Üzerime rahat ama bir o kadar da korunaklı hissettiren eşofman takımımı geçirdim. Geceki dokunuşları hâlâ bacaklarımın içinde tenimin derinliklerinde yanıyor, utancın sıcak dalgaları halinde yukarı göğsüme ve yüzüme vuruyordu. Sessiz adımlarla salona ilerledim. Ev derin bir uyku sessizliğindeydi. Şafak öncesi o loş, gri ışık eşyaların siluetlerini belli belirsiz ortaya çıkarıyordu. Göz ucuyla baktığımda kimse yoktu. Çocukların yanında uyuyor olmalıydı hâlâ. İçimde garip bir gerginlik, bir beklenti vardı. Sanki duvarlar bile gece olanları biliyor se

