Gece, karargâhın üzerine ağır bir sessizlik çökmüştü. Nöbetçi askerlerin adımları, beton zeminde yankılanıyor; rüzgâr, çadırların gerilmiş brandalarını hışırdatıyordu. Pınar, telsizden gelen kesik kesik cızırtılara kulak kesilmişti. Burak, operasyon ekibinin başında, sınır hattına yakın bir bölgede keşif görevindeydi ve henüz geri dönmemişti. Telsizden nihayet Burak’ın sesi geldi: “Merkez, burası Alfa Bir. Dönüşe geçtik. Yolda küçük bir pürüz var ama kontrol altında.” Pınar’ın yüreği, o sesle birlikte biraz rahatladı ama tonundaki hafif gerginlik dikkatinden kaçmadı. On beş dakika sonra kampın girişinde motor sesleri duyuldu. Zırhlı araçlar ağır ağır durdu. Burak kapıdan indiğinde, üzerindeki kamuflaj toz içinde, yüzünde ise ciddi bir ifade vardı. Pınar ona yaklaşmak istedi, fakat Bura

