Rüzgar, beni daha sıkı sararken, gözleri benimkilerle buluştu. "Seni asla kaybetmeyeceğim, Şirin," dedi ve bu sözler, içimde bir sıcaklık yarattı. "Senin gerçek ailen, sana saygı gösteren ve seni seven bir aile. Bu adam seni incitmeye çalıştı, ama şimdi özgürsün." Onun sarılışı, bana yalnız olmadığımı hissettiriyordu; Rüzgar'ın sıcaklığı, babamın öfkesinin getirdiği soğuk havayı kırıyordu. Babam hâlâ öfkeliydi, ama gözlerinde bir çaresizlik belirmişti. "Bu, sizin ikinizin bileceği bir şey değil," dedi, sesi artık daha düşük bir tonla yankılanıyordu. İçindeki korku ve kaygı, kelimelerinde belirginleşmişti. "Ama bil ki, asla seni bırakmayacağım." Bu cümle, bir tehdit gibi değil ama daha çok bir bağlılık ve kararlılıkla söylenmişti. Geride adım atarken, yüzünde beliren o karmaşık ifadeyi g

