HAYAT Toygar kollarını boynuma dolayarak üzerime yığılıp kalmıştı. Aleti sertliğini kaybetsede hala içimdeydi. Kalbi o kadar yüksek sesle atıyordu ki kendi bedenimde hissediyordum; her vuruşu göğsümde yankılanıyor, sanki benim ritmimle yarışıyordu. Nefes nefeseydi, göğsü inip kalkarken sıcaklığı tenime işliyordu. Her soluk alıp verdiğinde ılık nefesi alnıma çarpıyor, saçlarımı hafifçe dalgalandırıyordu. Ellerim sırtında dolaşırken, parmaklarım omurgasının çizgisinde geziniyor, terli derisinin altında kaslarının hâlâ titrediğini hissediyordum. “İçime boşaldın,” dedim, sesim kısık, neredeyse fısıltı gibi çıkmıştı. Alnımı öptü, dudakları orada biraz fazla kaldı, sanki o öpücükle beni teselli etmeye çalışıyordu. “Farkındayım, ama isteyerek olmadı,” dedi. Sesi yorgun ama samimiydi; pişmanlık

