Ambulans

1138 Words
HELİN Esra ile harika, muhteşem ötesi, dillerde dolanan dansımız bir haftadır dillerden düşmüyordu. Çünkü birisi bizim videomuzu çekmiş ve üniversite itiraf sitesine eklenmişti. Herkesin gördüğüne emindim. Çünkü okulda bizi görenler dönüp bir daha bakıyor, bizimle konuşmam istiyor yada ‘aa bu kızlar o kızlar değil mi?’ diye aralarında fısıldaşıyordu. Bizde iki üç günde bir etrafta ki bar, club tarzı mekanlara giderek eğlenmeye devam ettik. Esra ile geçiremediğim gençliğimin güzel zamanlarını geçirmeye söz vermiştim. Öyle de yapıyordum. Bu sırada Mete her gün beni takip ediyordu. Muhtemelen reddedilişini hala atlatamamıştı. Daha beter günleri görmesi dileğiyle.. Neyse bu gün cumartesi ve akşam gene ilk gittiğimiz kafeye gidecektik. Esra'yla birlikte kulüpten Cem, Oktay ve Esin gelecekti. Bazı küçük habercilerimizden öğrendiğimize göre Esra'nın çok beğendiği hani aşık olduğum dediği çocuk şehir dışında kuzeniyle birlikte aile evindelermiş. Yani aile meselelerinden dolayı daha buraya gelememişlerdi. Esra, hafta buraya döneceklerinim haberini almıştı. O yüzden bir tık heyecanlıydı. Havalar hafiften soğumaya başlamıştı. Saat akşam sekiz olmuştu bile ve ben gideceğimiz yer için daha hazır değildim. Yatağımda uzanmış pineklerken, lavabodan Esra çıktı. 'Hala yatıyor musun sen iyice uykucu oldun, dün fena içtin galiba sabaha karşı sesini duydum' dedi. Bir gözümü açtım 'Bu kadar enerjik olmana bayılıyorum bana 15 dakika ver kendime gelirim şimdi' dedim. Esra çoktan hazırdı. Bende yattığımdan yerden bedenimi kaldırmaya çalıştım ve duş almak için banyoya girdim. Yarım saat sonra Esra ile birlikte odamızdan çıkmıştık. Yeni giydiğim kıyafet gene göz alıcıydı. Herkes zaten kıyafetlerime bayılıyordu. Bende bunu fırsat bildim. Annemle iş birliği yapmaya karar verdik. O kıyafetleri dikecekti ve bende satacaktım. Kıyafet satışlarını bir süre fa*ebook üzerinden yaptım. Bu devirde maksimum şu an bu vardı. Ama idare eder baya işimi görüyordu. Ama yakında kıyafet sitesi kuracaktım. Zamanda geriye gittim o yüzden bir planım olmalıydı. Düşünsenize her şeyi biliyorum. Altın fiyatlarınım ne kadar artacağını, arsaların nasıl değerleneceğini, coin denen sanal paraların ne şovlar yapacağını vs vs. Her şeyi biliyordum. Elbette bu devirde zengin olacaktım. Hatta paralar bana akmaya başlamıştı bile. Para bana akıyor. 777 2 gün önce kiraladığım arabaya binip gideceğimiz mekana doğru yol almaya başlamıştık ki Esra 'Hala araba kullanma konusunda nasıl bu kadar geliştin anlamıyorum' dedi. Ona gülmemek için dilimi ısırdım. 'Yıllarımı aldı' dedim. Arada sırada eski gelecekteki hayatımdan bahsediyordum. Esra bu anlattıklarımı gözlerini devirip sanki masal gibi dinlemeye alışmıştı. Bir kere ona öldüğüm günü anlattım bana 'Bu sıra o kadar içiyorsun ki ne dediğini bilmiyorsun, gelecekten anlattığın geçti şimdi de ölümden bahsediyorsun' dedi. İşte artık beni bu şekilde kaale almıyordu. Benimde işime geliyordu. Mekana yaklaşınca arabayı park ederek indik. Esra bugün harika gözüküyordu. Siyah halter yaka göbeği açık bistüyer ve renkli çiçekli etek giymişti ve ben de kırmızı renkli kalp yaka bistüyer ve kot şort giymiştim. Şuanda ne giysek modaydı. Ben kızlara annemle birlikte yeni açtığımız mağazadan bahsediyordum. Tüm ürünler yok satıyordu. Bazen fotoğraflarımı üniversitenin itiraf sayfasında görüyordum. Biri, bukız hangi mağazadan giyiniyor acil yardım yazmıştı. Bende cevap vererek yeni mağazanın adresini vermiştim. Bu şekilde baya baya işlerim patlamıştı. Esra elimden tuttu ve mekanın kapısındaki birini işaret etti. Ozanı gördüm. Ozan, Esra’nın kocasıydı. Ay şu an ki zamanda değil tabi ki. Tam boşta bulunup ona selam vermek için elimi kaldırdığımda beni şuanda tanımadığını hatırladım. Esra beni çekiştirirken yanında ona doğru yürümeye devam ettik. Esra biraz yanakları kızararak konuşmaya başladı 'Selam, Ozan nasılsın?' dedi. Ozan elini ensesine götürerek utangaç bir şekilde ‘Selam iyiyim sen nasılsın' dedi. 'Bende iyiyim' beni göstererek 'arkadaşım Helin 'dedi. Bu insanlar kesinlikle çok uzunlar yoksa ben o kadar kısa değilim. Ama yanlarında gerçekten kısayım. Bende elimi uzattım 'Tanıştığıma memnun oldum' dedim. O da 'bende' dedi. Esra 'Ayrıca Helin unuttuğun kulübün yeni üyesi' dedi. Bakışlarıyla Ozanı süzdü ve dudaklarını büzerek saçının bir tutamını kulağının arkasına doğru götürdü. Esra’nın bu hareketini biliyordum. Bu hareketi kızgınlık ve sevgiyle karışık sitem ederken yapar. Ozan gözlerini biraz açtı ve yutkundu. Esra bir keresinde geçmişteki gelecekteyken 'Bunu yaptığımda deliriyor ve beni öpmek istiyor' demişti. Muhtemelen şuanda da olduğu gibi. Onlar bakışmaya devam ederken 'Hadi içeri girelim' dedim ve anı bozdum. Zaten harika bir çift olacaklardı. Ozan da bizimle birlikte içeri girdi. İçerisi dolu ve herkes dans ederken yanlarından geçerek tanıdıklarımızın masasına doğru yürüdük. Cem yanıma gelip yanaklarımdan öptü, hala benimle flört ediyordu. Ne o ne de ben kimse bir adım ilerisini istemiyordu. En azından ben kesinlikle istemiyordum. Ozan herkesle el sıkışarak selamlaştıktan sonra içecek almaya birlikte gittik. Masaya geri döndüğümüzde Ozan ve Esra yanımda konuşmaya devam ediyordu. Şimdiden kaynaşmışlardı. Cem yanıma geldi. 'Dans edelim mi?' dedi. Bana uyar. Piste doğru gittik, arkamızdan Esra ve Ozanda geldi. Mustafa Sandal'ın şarkısında dans ederek güldük. Cem'in telefonu çalışınca dışarı çıkacağını söyledi ve yanımızdan ayrıldı. Sonra Esra ve Ozanın da yanımdan ayrıldığını fark ettim. Kim bilir nereye gitmişlerdi. Tek kalmıştım. Neyse bende yek eğlenirim diye düşündüm. Dj bu sefer Athena'nın en sevdiğim şarkılardan birini çalarken zıplamaya başladım ve bir çift el belimi sardı. Siktir! Aşağı doğru baktım ve bu elleri tanıyordum. Kendisi failim olurdu. Durdum ama arkamı dönmedim. Pislik yüzüne bakmak istemiyordum. Ellerinden kurtulmak için ittim ama daha çok sıkmaya çalıştı. Pislik herif! Ellerinden kurtulamayacağımı anlayınca, kafamı kendime çekip sonra hızla arkaya doğru vurdum. Öyle bir hızla vurdum ki kafam fena acıdı. Bir çıtırdı bile duymuş olabilirim. Mete ellerini çekince kafamı tutarak ona döndüm. Eli burnundaydı. Oluk oluk kan akıyordu. Oradan uzaklaşmaya çalıştım. Mete yere çöktü ve bağırmaya başladı 'Ambulans' dedi. Bu adam her zaman abartmayı severdi ama şu anda sanırım ona bir ambulans gerekiyordu. Yanına bir kaç arkadaşı geldi ve ayağa kaldırıp onu dışarı çıkardılar. Bana ters ters bakmayı da ihmal etmediler. Omzumu silkerek onlara cevap verdim. Sonra hızla Esrayı bulmaya çalıştım onu masanın birinde buldum. Ozan çoktan gitmişti. Esra'yı kolundan çektim 'Esra hemen çıkmamız lazım' dedim. Onu çekiştirirken koşarak dışarı çıktım. Mete'yi arkadaşı taksiye bindirirken Esra bana baktı. 'Anlatacağım ama önce odamıza dönelim' dedim. Esra bana bakmaya devam etti. Taksiye binince başımdan geçenleri olduğu gibi anlatmaya başladım. Esra 'Ne demek kafa attım?' diye sordu. Sonra ‘Sen ciddi misin? Hiç senlik haraketler değil bunlar’ dedi. Sonra kafamı kendine çekerek kontrol etmeye çalıştı. ‘Benim bir şeyim yok ama Mete fena dağıldı’ dedim. Taksinin şoförü bize dik dik baktı. İçtiğim için araba kullanmak istememiştim. Doğru bir karardı ve şuanda da aşırı adrenalin salgılıyordum. Zaten kullanmak doğru olmazdı. Esra bana ‘Gerçekten ona vurdun mu? Neden yaptın?’ dedi. Esra’ya ‘Ne yapabilirdim? Koala gibi bana yapıştı. Ellerini ittirdim ama bu sefer bana daha sıkı sarılmaya çalıştı' dedim. Taksinin koltuğuna yaslanarak yığıldım. Esra ‘Sen iyi misin?' diye sordu. 'Biraz korktum ama çok iyi geldi. Ona vurmak harika hissettirdi. Bana vurduğu zamanların intikamını alıyorum' dedim. Esra ‘Ne? Sana vurdu mu? Ne zaman ?' diye panikle sordu. 'Evliyken, şimdi değil. Bazen eliyle bazen de sözleriyle vurdu' dedim. O anları hatırladım. Tüm yaralar kapanmayacak gibi kanamaya devam ediyordu. 'Ne diyorsun allah aşkına gene mi benimle dalga geçiyorsun' dedi Esra. Ortamı yumuşatmak için gülümsedim. Sonra ona Ozanı sordum. Eve giderken şoför amcanın iğnelidi bakışına aldırmadan sohbet ettik. Biz kızlar inanınca her şeyi başarırız..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD