Camdan dışarı bakarken elim istemsizce kucağıma düştü. Sokak lambalarının ışıkları camda titreşirken zihnim bir girdaba kapılmış gibiydi. Coralenna’nın o keskin, neredeyse zafer dolu sesi zihnimde yankılanıyordu: “Hamileyim.” Bu tek kelime içimi kavurmuştu. Sanki biri göğsümde bir bıçak çevirmişti ve ben nefes almakta zorlanıyordum. Demirkan… Gözlerim istemsizce yanımdaki adama kaydı. Şoför koltuğunda oturuyordu, bir eli direksiyonda, diğer eli vitesin üzerindeydi. Yüzü karanlıkta net görünmüyordu ama hatlarını ezbere biliyordum artık. Gözlerinin nasıl parladığını, kaşlarının çatıldığında nasıl inatçı bir ifade aldığını... Ona derin bir şeyler hissetmeye başladığımı itiraf etmekten korkuyordum. Ama bu duygu artık inkâr edilemez bir şekilde gerçekti. Bugün, Eylül’le üçümüz çok eğlenmiştik

