Sana aşığım, Dora.” Demirkan’ın sesi kalbimin derinlerinde yankılandı. Bu üç kelime geçmişte hiçbir kelimenin yapamadığı bir şekilde beni sarsmıştı. Uzun zamandır kimse bana böyle bir şey söylememişti. Bu sözler kalbimde yer eden korkuları, şüpheleri ve yalnızlığı sildiği gibi yerine yeni bir umut koymuştu. Ben de ona karşı böyle hissediyordum ama söylememe fırsat vermeyen Demirkan dudaklarıma öyle bir kapanmıştı ki sanki ruhumu içine çekiyordu. Ardından bütün gece gözlerime bakarak beni nasıl önemsediğini göstermişti. Kelimelerle değil, dokunuşlarla.... *** Gözlerimi yavaşça açtığımda tüm bedenimde miskin bir yorgunluk vardı. Demirkan'ın sıcak ve sert bedenini sırtımda hissediyordum. Kolunun üzerine yatmıştım. Diğer kolu da kalçamı sıkıca tutmuştu. Belimde hissettiğim sertliğiyle de

