Darbenin üzerinden üç ay geçmişti. Harun'un yargılanması devam ediyordu. Melike döndüğü ilk günlerde ruhen iyice kötüledi. Evden, üstüne bir şey almadan, ayakkabı bile giymeden çıkıp çıkıp duruyor, nereye olduğunu bilmeden, yürüyordu. Genelde bir tanıdık bulup, eve geri getiriyordu. Uyku uyumuyordu, kendi başına kaldığı her an, ağlıyordu. Onun bu halleri, Fatma Hanım'ı da, Hikmet Bey'i de oğullarının durumundan daha çok üzmeye başladı. Melike'nin şuurunun çalıştığı tek zaman, kendine sorumluluk olarak bildiği kaynanası ve kayınpederinin ilaç saatleri ve bu sebepten dolayı onlara yemek hazırlama zorunluluğuydu. Yemek yaptığı günlerden birinde, mutfaktaki erzaklarda ciddi anlamda azalma olduğunu farketti. Hikmet Bey'e alışveriş yapılması gerektiğini söyledi. İşte o zaman kayın pederinin işle

