Gecenin derinliklerinden sabaha adım attık. Işığın yavaşça içeri süzüldüğü o an, her şey sessizdi. Kubilay’ın etrafındaki huzur ve karanlık bir türlü birbirine karışmamıştı. Birlikte geceyi bitirip, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte evimize dönüyorduk. Yavaşça uyanıp, birbirimize bakarak gülümsedik. Hâlâ dudaklarımda Kubilay’ın öpücüğünün tadı vardı. Gözlerimde bir şeyler parlıyordu; belki de bu, tüm gece boyunca hissettiklerimizin, yaşadıklarımızın etkisiydi. Kubilay’ın gözleri, hala o derin ifadeyle bana bakıyordu. Yüzünde hafif bir gerginlik vardı, ama bu, her zaman gösterdiği o sert ve güçlü haline aitti. Birlikte uyanıp hazırlanmak için yavaşça kalktık. Kubilay, sabahın ilk ışıklarında hâlâ etkileyiciydi. Siyah gömleği, karizmatik duruşuyla birleşince tam anlamıyla bir ‘mafya tipi’ g

