6

2180 Words
Kendime çeki düzen verdikten sonra tuvaletten çıktım ve Kerim'in yanına doğru ilerledim. Oturuyordu, beni görünce ayağa kalktı. Başıma ağrı girmişti. Ben ne yapacaktım cidden? Daha oyunun başındaydık! Hatta başı bile sayılmazdı... "İyi misin sevgilim?"diye sordu Kerim, onun biraz gerisinde durduğumda. Sevgilim mi demişti o bana? Bu nasıl bir hızdı. Bu anı bekliyormuş resmen it. "İyiyim."dedim ve zorla gülümsedim. Sevgilimmiş.... "Sevgilim dememde bir sorun yok değil mi? Hani sevgili olduk ya..."dedi ve gülümsedi. O gülümsemen götüne girer inşallah... sanki sevgiliyiz dedim. Deneyelim tanıyalım dedim. Ayrıca dedikten sonra da sorun olur mu diye sorulur muydu? "Hayır, yok."dedim ve kendi tarafımda olan çantamı elime aldım. "Bir sorun mu-" "Kerim'cim, bir kaç gündür rahatsızdım. Şu anda tekrardan kötü hissetmeye başladım. Çok özür dileyerek izin istesem. Biraz yatıp dinlenmeye ihtiyacım var." Ondan uzakta olmaya ihtiyacım vardı. Ve nedense Baran'ın yanında olmak istiyordum. "Olur güzelim, tamam. Ben bırakıyım seni, bu halde yalnız gitme."dedi ve yanıma doğru gelip elini belime sardı. Beni kendine doğru çekerken başını boynuma gömüp derin bir nefes aldı. Cidden kusucaktım artık. Bu hareketleri beni öldürüyordu. Resmen işkence çekiyordum. Bu böyle olmak zorunda mıydı? Daha bir dakika önce aşk hakkında konuştu bu samimiyet neyin nesiydi? "Ben kendim giderim, aklın kalmasın."diyerek benden uzaklaşmasını sağladım. "Yemek de borcum olsun. Olur mu?"diye sordum hafif bir tebessümle. "O iş bende sen merak etme."dedi ve üzerime doğru eğilmeye başladı. Öpecek hali yoktu değil mi? Öpmeye çalışır gibi eğiliyordu bu üzerime! Gerçekten öpmek için eğiliyordu. "Yarın görüşürüz."dedim ve ondan bir kaç adım uzaklaştım. Öpmeyi aklından bile geçirmemeliydi. "Üzgünüm canım ama yarın çok yoğun bir koşturmam var. Ondan sonraki gün, partide görüşürüz." "Olur, olur. Hiç sorun değil."dedim hızla. Bana ve miğdeme zaman kalmış olurdu. Yarın onu görmek istemiyordum zaten. Gerçi hiç görmek istemiyordum... "Şimdi cidden gitmem lazım. Karnım kötü." "Tamam tamam. Hadi git."dedi gülerek. Bende yalandan gülümseyerek yanından ayrıldım. Dış kapıdan çıktığım gibi derin bir nefes aldım. Ardından hızla arabama bindim. Kapımı kapatır kapatmaz ağlamaya başladım. Çok kötü hissediyordum. Çok çok kötü. Neden bunları yaşıyordum ben? Neden bütün bunlar benim başıma gelmişti? Gerçekten ben ne günah işlemiş olabilirdim? "Rüya, iyi misin?"diye sordu Rüzgar. "Maalesef, değilim."dedim ve kulağımda ki kulaklığı çıkarttım. Ardından arabayı çalıştırıp yan sokağa girdim. Baran sokağın hemen başında beni bekliyordu. Yanına yanaştığım gibi arabaya bindi. Yaptığı ilk şey kulaklığımı ve çantamda ki o küçük dinleme cihazını almak oldu. Eline aldıklarına bir şeyler yaptı. Ardından arka koltuğa doğru fırlattı. Arkadan yaklaşan arabayla birlikte arabayı hareket ettirdim. "Aç mısın?"diye sordu Baran. Başımı onaylarcasına salladım. O sırada gözümden yaşlar akmaya başladı. Duramıyordum. Ağlamadan durmak çok zordu şu anda. Bu kadar ağlayan bir kız değildim ben. Ağlamaktan nefret ederdim. Ama şu halime bakın, ağlamadan duramıyordum. "Kenara çeksene." Baran'ın dediğini yapıp arabayı kenara çektim. Ardından daha şiddetli ağlamaya başladım. Şu an araba kullanmam zaten sağlıklı değildi. "Çok zor, o adam... O adamın yaptıklarını bilmeme rağmen onunla bu denli yakın olmak... Ailemi öldürdü o adam." Direksiyona bakarak konuşuyordum. Baran elini çeneme koyup ona bakmamı sağladı. Ardından üzerime doğru eğilip dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Göz yaşlarım akmaya devam ederken o, beni öpüyordu. Çenemdeki elini belime indirdi. Ardından dudaklarımızı ayırıp yüzümü baktı. "Kucağıma gel."diye fısıldadı. Ardından uzanıp arabayı istop ettirdi. Önce etrafa baktım. Ortalık tenhaydı. Dediğini yapıp kucağına doğru çıkmaya çalıştım. Bir bacağımı o tarafa attığımda iki bacağımın açılmasını fırsat bilip elini bacak araba soktu. Hızla elimi elinin üzerine koydum. Ağlamam durmuştu. Elini yavaşça kendimden uzaklaştırırken kendimi ona doğru çevirip diğer ayağımıda o tarafa atmaya çalıştım. Ama bu sırada Baran'ın tarafında olan ayağım kaymıştı ve resmen adamın üzerine düşmüştüm. Üzerine düşmemin yanı sıra sanırım elim erkekliğine bastırmış olmuştu. "Siktir!"diye inledi Baran Ben gülmemek için kendimi zor tutarken ağırlığımı üzerinden kaldırdım. Baran koltuğu geriye çekip beni kucağına otutturduğunda yüzünde ki ifade kahkaha atmama neden oldu. "Özür dilerim..."diye mırıldandım kahkahamdan sonra ve iki elimle yüzünü tutup, dudaklarımı dudaklarına bastırıp çektim. Baran gözlerime bakarken elleri kalçama doğru kaydı. Elbisemin belime kadar çıktığını şimdi farketmiştim. Eli çıplak tenime değdiğinde... "Islak özürleri daha çok seviyorum."dedi ve bir elini kalçamdan çekip karnımın üzerine koydu. O elin gideceği yer belliydi. Ve bu beni geriyordu. Eli kilodumun üzerine geldiğinde yutkundum. Gözlerini gözlerime kitlemiş ne tepki vereceğimi gözlemliyordu resmen. Ama ben sadece durup bekliyordum. Bana bu hissi yaşatmasını bekliyordum. Eli kilodumun üzerinde gezinmeye başladığında kalbim yerinden çıkacaktı resmen. Kasıklarım yanıyordu âdeta... Baran elini kilodumun içine soktuğunda başımı başına yasladım. Gözlerime bakıyordu. Bende onun gözlerine... Eliyle bacak aramı okşamaya başladığında içimde kendimi ona bastırma isteği oluşuyordu. Ona sürtünmek istiyordum resmen. Ne oluyordu bana böyle? Baran elinin hareketini hızlandırmaya başladığında çıkan sesten ıslandığımı anlamıştım. Uzanıp Baran'ın dudaklarına yapıştım ve onu öpmeye başladım. Baran öpüşüme karşılık verirken git gide hem öpüşmemiz hem elinin hareketi hızlanıyordu. İçime aniden giren parmakla dudaklarımı aralayıp derin bir nefes aldım. Baran parmağını içimde tutmuş bana bakıyordu. Bense dudaklarımı aralamış yapacağı şeyleri bekliyordum. Gülümseyerek Baran'ın dudaklarına baktım. O da gülümsedi ve içimdeki parmağını çıkartıp terkar soktu. O an karnımın kasılmasıyla başımı Baran'ın boynuna gömdüm ve ağzımdan nefes alıp verdim. Bu güzeldi... Baran parmağını içeri dışarı hareket ettirmeye başladığında gözlerimi kapatıp kendimi kastım. Bu çok güzeldi. Gerçekten çok güzeldi. Baran diğer elini göğsüme koyup beni hafifçe itti, bu başımı boynundan kaldırmama sebep oldu. Bu sırada eli de durmuştu. Ve ben durmasını istemiyordum. Neden durduğunu anlamamış bir şekilde ona bakıyordum. Baran ise göğüslerime doğru bakıyordu. Beni ittiği eliyle elbisemin askılarını yavaşça indirdi. Ardından elbiseyi iyice belime toplayıp göğüslerimi açıkta bıraktı. Eli sağ göğsümü avuçladığında alt dudağımı dişleyerek ona baktım. Bakışları beni bulduğunda gülümsedi, ardından dudaklarını sol göğsüme götürüp öptü. Tekrar öptü, tekrar öptü ve tekrar... Ardından dilini göğüs ucuma değdirdi. Bu sırada parmağını içimden çıkartıp tekrar sokmuştu. Ağzımdan kaçan iniltiyle birlikte Baran göğsümü yalayıp emmeye başladı. Aynı zamanda parmağı hızlı bir şekilde içimde hareket ediyordu. Şu an o kadar güzel hissediyordum ki... Bu an hiç bitmesin istiyordum. Vücudum iyice kasılmaya başladığında kesik kesik nefes almaya başladım. Eli git gide hızlanıyor ve sanki daha da içeri giriyordu. Dudakları göğüs arama geçip orayı öpüp yaladı, ardından sağ göğsüme geçip onu emmeye başladı. Ve ben çok fena kasılıyordum. Öyle ki titremeye başlamıştım. Şu an aldığım zevk inanılmazdı. "Kendini bana bırak..."diye mırıldandı göğüslerime doğru. Titrediğimi o da farkındaydı sanırım. Dediğini yapıp kendimi kasmayı bıraktığımda birden kendimi bir boşluktaymış gibi hissettim. Bu Vücudumun havada süzülmesi gibiydi sanki... Vücudumun kasılması birden dururken derin derin nefes alıp verdim. Baran içimde ki elini çıkartırken başını kaldırıp bana baktı. Ben de ona bakıyordum ama aynı zamanda nefesimi düzene sokmaya çalışıyordum. Baran'ın bakışları aralık olan dudaklarıma kaydı. Ağzımdan nefes alıp veriyordum. Onun bakışları dudağıma sabitlenince nefesimin düzene girmesini beklemeden Baran'ın dudaklarına yapıştım. Baran öpüşüme karşılık verirken iki elini birden kalçama götürüp okşamaya başladı. Çalan telefon sesiyle Baran'dan uzaklaşmak zorunda kaldım. Benim telefonum çalıyordu. Uzanıp aldım. Ekrana baktığım da Melek'in aradığını gördüm. Sessize aldım ve telefonu kenara koyup hızlıca Baran'ın dudaklarına yapıştım. Bu adam beni deli ediyordu, bana çok iyi geliyordu. Yıllardır hiç bır erkekle sevişmeyi bırak öpüşmeyi bile istemeyen ben şu anda onu öpmeden duramıyordum... Telefonum tekrar çalmaya başladığında Baran'dan ayrılıp kimin aradığına baktım. Melek'tir diye düşünmüştüm ama Kerim arıyordu. Bu durum tüylerimi diken diken yapmıştı. Ne diye arıyordu beni şimdi ? "Sevgilin arıyor."dedi Baran imalı bir şekilde. Ona baktığım da telefonun ekranına baktığını gördüm. Derin bir nefes alıp telefonu aldım ve açtım. "Efendim..." "İyi misin Rüya? Aklım sende kaldı." "İyiyim iyiyim. Merak etme lütfen."dedim. O sırada Baran kalçalarımı sıktı. Dudaklarımı birbirine bastırarak ona baktım. Sırıtarak suratıma bakıyordu. "Eğer istersen bu gece sana gelebilirim." Kerim'in dediği şey kaşlarımın çatmasına sebep oldu. Bana gelicekmiş... "Gerçekten gerek yok. Hem kızlar gelicek bana."dedim. Baran dilini göğüslerimde gezdirmaya başladığında alt dudağımı ısırdım. Bu adam benle dalga mı geçiyordu? Bakışlarım Baran'daydı. Onunkilerde bende. Hem gözlerimin içine bakıyor hemde göğüslerimi yalayıp emiyordu. Bilerek yapıyordu. Yaptığı bu şeyler vücudumun kasılmasına neden oluyordu. "Öyle olsun bakalım. İstersen onlar gelene kadar konuşalım-" "Gerek yok canım. Ben duşa gireceğim zaten. Hadi görüşürüz."dedim hızlı bir şekilde. Allah'ım! Baran sert bir şekilde emmeye başladığında gözlerimi sıkıca kapattım. "Öyle olsun bakalım. Görüşürüz."dediğinde Kerim telefonu kapattım ve çatık kaşlarla Baran'a baktım. O da telefonu kapatınca durmuş bana bakıyordu. "Deli misin? Az rahat dursana."diye çıkıştım. O sırada telefonuma mesaj geldi. Ekrana baktığım da Kerim'in attığını gördüm. Baran'da ekrana bakıyordu. Mesaj bildirimine tıkladım. "Aslında birlikte duş almak da güzel olabilirdi. Ya da seni duşta izlemek..." Baran birden kalçamdan tutup beni sertçe kendine bastırdı. Ardından sağ göğsümü dudaklarının arasına alıp ısırdı. Bir anda yaşadığım acıyla ağzımdan bir inilti kaçtı ve Baran'ı ittim. Ne oluyordu buna böyle? "Ne yapıyorsun?"diye sordum sinirle. Baran yüzünü iki göğsümün arasına gömdü ve öylece durdu. Derin derin nefes alıyordu göğüslerimin arasında. Ve Bu hoşuma gitmişti. Ama göğsüm acımıştı. Elimi sağ göğsüme götürüp okşadım. Yaptığım bu hareketle Baran başını kaldırıp göğsüme baktı. Elimi tutup çekti. Ardından göğsüme öpücükler kondurmaya başladı. Bir kaç öpücükten sonra göğsümü emdi. Neden ben o bunları yaparken kendimden geçip kasılıyordum? Her seferinde bende bu etkiyi mi uyandıracaktı? "Özür dilerim..."diye mırıldandı Baran. "Acıttın ama."dedim bende. "O iti görüntülü falan aramayacaksın değil mi duşta?"diye sordu ve başını kaldırıp bana baktı. Sorduğu soruya güldüm. "Kafan mı güzel senin? O itle böyle bir şey olamaz aramda."diye açıklama yaptım. Ayrıca yapsam da bu onu ilgilendirmezdi. "Başkalarıyla olur ama öyle mi?"diye sordu kaşlarını kaldırarak. Ne saçma sorulardı bunlar. "Evet."dedim gayet ciddi bir şekilde. Ardından sürücü koltuğuna geçip elbisemi düzelttim. Aynadan saçımı başımı da düzelttim. Bakışlarım Baran'a kaydığında camdan dışarıya baktığını gördüm. Dediğim şeye falan bozulmamıştır umarım. Sonuçta aramızda duygusal bir şey yoktu. Daha tanışalı bir hafta olmuştu hem... ~ ~ ~ ~ "Evet, evet. Herkes buraya bakabilir mi?" Kerim'in o iğrenç sesiyle birlikte bakışlarımı sahneye doğru çevirdim. Giydiği lacivert takımla orda dikiliyordu. Elinde ise müzisyenlerden aldığı mikrofon vardı. Evet sanırım ortaklığı açık bir şekilde söyleme zamanıydı. Şu an burda bir çok firma sahibi bulunuyordu. Hepsini Kerim çağırmıştı. Bu ortaklığı duysunlar diye... "Bu güzel organizasyonun asıl nedenini açıklamak için iki dakikanızı istiyorum."dedi Kerim pişmiş kelle gibi sırıtırken. Bakışları beni bulduğunda göz göze geldik. Hemen gözlerimi aynı masa başında dikildiğim kadına çevirdim. Dilek Hanım; en beğendiğim tatlıların sahibiydi bu kadın. "Rüya Alkan, sizi yanıma alabilir miyim?" Ah! Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Açtığımda ise Dilek hanım da dahil olmak üzere herkesin bana baktığını gördüm. Dilek hanıma hafif bir tebessüm edip sahneye doğru döndüm. Kerim orda dikilmiş gülümseyerek bana bakıyordu. Neden bir hafta önceki yaşantıma geri dönemiyordum ben? Derin bir nefes daha alıp sahneye doğru ilerlemeye başladım. Ayaklarım geri geri gitmeye çalışsada zorla ileriye yönlendiriyordum onları. Sahnenin merdivenlerini ağır bir şekilde çıkıp Kerim'in yanına ilerledim. bir adım ilerisinde durup bize bakan insanlara doğru döndüm. Bakışlarım ilk, yeni sekreterime- yani Rüzgar'ların adamı Cansu'ya kaydı. Onun hemen arkasında şoförüm vardı. Sadece bu ikisi içeriye girmişti Rüzgar'lardan. Çünkü Kerim son dakika mekan değişikliği yapmış olduğunu söylemişti. Bambaşka bir yere toplamıştı bizi. "Güzelim elimi tutar mısın?" Kerim'in sesiyle ona doğru döndüm. Bakışlarım gözlerini bulduğunda kaşlarımı çattım. Elinimi tutacaktım? "Bence şu an ona gerek yok."diye mırıldandım. Sadece gülümsedi ve başını insanlara doğru çevirdi. Hiçbir şey yokken elini tutmamı beklemesin kimse... "Biliyorsunuz ki uzun zamandır Rüya Alkan ile iş yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Ama artık iki farklı şirket sahibi olarak değil..."dedi ve bakışlarını bana doğru çevirdi. Ben ise ona değil karşıdaki boş duvara bakıyordum. Evet bı aptallık yapıp onunla ortak olmuştum. Bunu yüzüme vuracaktı. "Rüya'ın sahibi olduğu şirkete ortak olmuş bulunmaktayım..."dediğinde insanlar alkışlamaya başladı. Oysa bunda alkışlanacak bir durum yoktu. "Evet, evet biliyorum bu harika. O şirkete ortak olarak gelmem benim için büyük bir başarı. Ben bu kadına hayranım beyler, bayanlar..." Gözlerimi sıkıca kapatıp açtım. Bir de bana hayran olduğunu herkese söylemesi yok mu... Onun bakışları hâlâ benim üzerindeyken ben insanlarda gezdiriyordum bakışlarımı. Hepsi hem şaşkın hemde yalancı bir tebessümle bakıyordu bize. Onların da bu durumu beğenmediği açıktı. Çünkü ALKAN HOLDİNG e hepsi ortak olmak istemişti. Babam sahibi olduğum bu şirketi ülkenin en büyük şirketi haline getirmişti. Aynı zamanda yurt dışındada hiç bitmek bilmeyen işlerimiz oluyordu. "Ama bitmedi..."Kerim'in sesiyle ona doğru döndüm. Ortak olduğumuzu söylemiştik işte. Bu konuyla ilgili benimde bir şeyler söylememi beklemezdi umarım... "Ne gevelicek şimdi bu?" Rüzgar'ın sesi kulaklığıma gelirken bakışlarımı çatık kaşlarımla Kerim'e sabitlemiştim. "Biz bu ortaklığı daha da ilerlettik. Bu şirket..." Dedi Kerim ve elimi tutup beni kendine doğru çekti. Vücudum ona çarparken bakışlarım gözlerindeydi. "İki ortağın değil, birbirine aşık iki insanın şirketi oldu. Bir aile şirketi..." "Ne diyor lan bu? Kızın Ailesini öldürdü. Şimdi onlardan kalan şirkete aile şirketi mi diyor!" Diye söylendi Baran. "Bu adam fena vurulmuş bu kıza..." Dedi Rüzgar da. İnsanlardan gelen konuşma sesleri eşliğinde dudaklarım hafifçe aralandı, gözlerimi kısarak Kerim'e baktım. Dalga mı geçiyordu benimle? Baran haklıydı. Ailemi öldürmüştü. Şimdi onlardan kalan şirkette onunla aile gibi olmamı mı bekliyordu? Bunu söylerken nasıl yüzü kızarmıyordu? "Kerim bunu yaptığına inanamıyorum."diye mırıldandım ona. Ayrıca henüz 2 günlük bir ilişkimiz vardı. Ki oda deneme süresi gibi bir şeydi. Böyle konuşmuştuk. Neyin aşkından bahsediyordu? Bunu söyleyecek cesareti nereden almıştı? Kerim yüzüme doğru eğilip burnuma bir öpücük kondurdu. Resmen nefes alamaz hale gelmiştim şu anda. İnsanlar birden alkışlamaya başladığında Kerim'den uzaklaştım. Bakışlarımı bizi izleyenlere çevirip gülümsedim. Burdan hemen gitmem gerekiyordu. Elimi Kerim'in elinden çekmeye çalıştığım da Kerim elimi daha sıkı tuttu. Bakışlarım ona kaydığında dizlerinin üzerine çökmüş olduğunu gördüm. Şakaydi dimi bu? Şaka yapıyordu? Evlilik teklifi falan etmeyecekti herhalde? Bunu yapamazdı... "Rüya Alkan, hayatının geri kalanında sana aile olmama izin verir misin?" Hayır, hayır, hayır... Buna dayanacak gücüm cidden kalmamıştı. Kendimi iyi hissetmiyordum. Başım dönmeye başlamıştı. Bakışlarımı yavaşça etrafta gezdirirken ayaklarım resmen yerden kesildi ve gözlerim kapandı....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD