Gece, çok da uzak olmayan ancak artık hiç yaşanmamış gibi düşündüren geçmişe döndü. Kemal, onu elinden tutup üç ay birlikte yaşadıkları o lüks daireye getirmişti. Kapıyı açtıklarında yüzlerine toz kokusu vurmadı elbette, çünkü bugün o evde temizlik yapılmıştı. Gece, sessiz sedasız Kemal’in yönlendirmesi ile içeri girdiğinde birazdan ilk kez seviştiği adamla yeniden sevişecekti. Elbette heyecanlıydı… Böyle planlı, tuhaf bir ilişki sarmalının içinde bu tarz bir anlaşma ile yaşamak ister miydi? Hayır! Ancak karşı koyamayan tarafı yılgındı. Bir şekilde kanıyordu. Gitmek, gittiğin yerde kalmak, yalnız başına ayakta kalmak için direnmek sandığı kadar kolay değildi görmüştü. Bu bir tür teslimiyetti. Arzularına teslimiyet. Kalbinin istediğine teslimiyet. Kemal hep soruyordu ya hani özlemedin mi be

