Kader’in gözleri doktordan duyduğu kelimelerle kararırken, içindeki dünya tuzla buz olmuştu. Yerinden hızla kalktı. Turan’ın kendisini durdurmasına izin vermeden, odadan fırlayıp kliniğin soğuk koridorlarına karıştı. Ayakları yere değil, boşluğa basıyor gibiydi. Göğsü daralıyor, nefesi sanki boğazına takılıyordu. Bir el kalbine bastırıyor gibiydi; derisinin altındaki her damar, her hücre bağırıyordu. Turan birkaç saniyelik şaşkınlığın ardından arkasından koştu. Klinik çıkışına vardığında Kader’i binanın önünde buldu. Genç kadın, gökyüzüne bakıyor ama hiçbir şey görmüyordu. Gözleri donuktu. Kalbinden geçen tek şey, az önce içeride yıkılan hayallerinin yankısıydı. Turan bir an duraksadı. Ne diyeceğini bilemedi. Sonra adımlarını hızlandırdı, Kader’in yanına varıp onu birden kollarının arasın

