06.05.2021
~Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, yine aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim birde ruhum olduğunu öğrettin bana.~
Okuduğum kitaplardaki aşk için yazılmış satırları sadece okumuşum şimdiye dek. O satırları hangi hislerle yazdıklarını öğrendim seni görünce.
Öyle sıradan değilmiş o laflar, öyle gelişi güzel değilmiş.
Seni buldum satırlarda ve anladım bundan önce okuduklarım boşuna.
Kelimeler renklendi, anlam kazandı lügatımda, önceden anlamı yokmuşçasına.
Ve ben. Ben, kendimi buldum seni tanıdıkça...
Elini defterden kaldırdı yavaşça. Kalemi kenarıya bıraktı. Sanki yazdıkları uçacakmış yada biri görecekmiş gibi hızlı ama kibarca kapattı defteri.
Sonra cebindeki anahtarı çıkardı. Yavaşça masasının kenarındaki çekmecenin kilidini açtı. Nazikçe defteri aldı ve çekmeceye bırakıp tekrar kilitlediği sırada odasının kapısı tıklatıldı....
----------
Betül Yılmaz
" Betül, annene birşey olmayacak sakin ol tamam mı? "
Dilim tutulmuştu adeta, başımla onaylarken göz yaşlarımı tekrar bıraktım ve içimden dua ettim ' Allah'ım lütfen anneme birşey olmasın.'
Ambulansın siren sesi geldi kulaklarıma. Sanki acının sesiydi o an bendeki anlamı. Ruhum çekiliyor bedenimi terk etmek için çaba sarf ediyordu sanki, ses yaklaştıkça daha çok acı sardı yüreğimi.
Oğuz gidip sağlık görevlilerini yönlendirdi. İlk muayene yapıldı ve annem hastaneye kaldırılmak üzere sedyeye alındı.
Ambulansı bizim evin önünde gören herkes meraklanıp kapının önüne doluşmutu. Annemin arkasından hemen çıktım bir an yalnız bırakmak istemiyordum. Bende yanında gitmek istedim.
" Hanımefendi hastanın yanına kimseyi alamıyoruz, kendi imkânlarınızla gelin lütfen "
" Ama yalnız bırakamam onu benimde gelmem lazım "
" Hanımefendi zorluk çıkarmayın hastayı yetiştirelim hızlıca "
Başımı sallamakla yetindim.
" Betül kızım sakin ol, Sultan güçlü kadın birşey olmayacaktır ona "
Filiz teyzeye sarıldığımda dindirmeye çalıştığım gözyaşlarım tekrar akmaya başlamıştı.
"İnşallah filiz teyze"
"Hadi bizde gidelim hastaneye"
"Anne kapı kırık bu şekilde bırakamayız" Duygu'nun dedikleriyle gözlerim kapıyı buldu.
" Oğlum git evden anahtarı al arabayı getir, Duygu ve sen Betül'le gidin evle ben ilgilenirim "
Arabadan iner inmez acil bölümüne geçip annemi sordum. Durumunun kontrol altına alındığını ama doktorun sonuçları aldığında tekrar bilgi vereceğini söylemişlerdi.
"Canım gel bi otur sakinleş"
"Nasıl sakin olayım Duygu, anneme bişey olacak diye ödüm kopuyor."
" Haklısın canım ama sakin olmadan mantıklı düşünemeyiz, anneni düşün seni böyle görmek istemezdi "
" İstemezdi" duygu beni oturtup yanıma oturdu ve elimi tutup bana sımsıkı sarıldı.
İnsan en çok böyle zamanlarda arıyordu bir dostu. Acımı yaşayıp, bana dertek olacak bir dostum vardı. Ne büyük nimetti benim için. Bir kez daha Rabbime şükrettim.
Biz birbirimize sarılmış tesellimizi birbirimizde bulurken babam koridorda bize doğru geliyordu. Tekrar gözlerim doldu babama doğru adımlarken.
" Baba "
" Kızım " deyip sarıldı bana.
Babam, hayattaki en büyük dayanağım. Arkamdaki dağ'ım.
Sıcak kollarıyla sardı ve her zaman olduğu gibi ben burdayım dedi bana güç verircesine o kollar.
Biliyordum, ne kadar dik durmya çalışsa da içinde bir yerler harabeydi onunda. Anneme olan sevgisi dünyalara sığmayacak kadar çoktu. Anneme birşey olsa babam da dayanamazdı.
" Sultan yılmaz'ın yakınları kimler? "
Birbirimizden ayrılıp hemen doktorun karşısına geçtik.
" Öncelikle geçmiş olsun. Sultan hanımın rahatsızlığı korner arter hastalığı."
" Bu hastalık tam olarak ne doktor bey, eşim iyileşecek mi? "
" Korner erter hastalığı kalp kasını besleyen koroner arterde daralma ya da tıkanmaya sebep olduğu kalp damar hastalığıdır. Koroner arter daraldığında ya da tıkandığında bu damarlar kalbe yeterli kan, oksijen ve besin sağlayamaz, sonuç olarak kan akımı azalır ya da tamamen kesilir."
" Tedavisi var değil mi? "
" Tabi ki var. Önce bir ameliyata alıp tıkanan damarları açmamız gerekiyor. Ardından günlük yaşamında dikkat etmesi gerekenleri belirleyip ilaç tedavisine başlayacağız. Ama kalan yaşamında dikkat etmesi gerekiyor. Korner arter rahatsızlığı ilerlerse kalp yetmezliğine çevirip daha riskli olabiliyor."
" Peki doktor bey dikkat ederiz biz, ameliyatı ne zaman yapacaksınız? "
" Bir iki tetkik daha var, sonuçları çıkar çıkmaz diğer hekim arkadaşımla ameliyatı planladıktan sonra hemen ameliyata alınacak, tekrar geçmiş olsun, hemşire arkadaşlar sizi bilgilendirecek "
" Tamam doktor bey teşekkürler " babam bana dönüp
" Kızım siz eve geçin burda bekleme kardeşin de var yalnız kalmasın "
" Ben kalmak istiyorum baba aklım burdayken evde oturamam "
" Kardeşin olmasa kal kızım ama Ömer'i yalnız bırakmak içime sinmez "
" Tamam baba gideyim o zaman "
" Oğuz oğlum sana da zahmet verdik kusura bakma "
" Yok ne kusuru Orhan amca, elimden gelen ne varsa yaparım sorun değil benim için "
" Sağol oğlum daha ne yapacaksın Allah razı olsun, sizde gidin evinize artık yoruldunuz ben beklerim burda "
" Sen öyle diyorsan öyle olsun Orhan amca yine de bir ihtiyacın olursa çekinme lütfen her zaman gelirim ben "
" Tekrar sağol oğlum, hadi siz eve geçin artık "
" Tamam baba dikkat et haberdar et beni "
" Tamam kızım "
Babamla sarıldıktan sonra Duygu ve Oğuz'la birlikte eve gitmek için babamdan ayrıldık.
---------
" Tekrar teşekkür ederim, yordum kusura bakmayın "
" Canım ne kusuru yardım etmeyip ne yapacaktık? "
Tebessüm ettim ve sıkı sıkı sarıldım Duygu'ya en içten teşekkürümü ediyordum o sarılışla.
Şunun şurasında bir kaç aydır tanışıyorduk ama sanki yıllardır tanışıyoruz, yıllardır dostuz. Allah bana bir kız kardeş vermişti, Ayşe'den sonra ikinci kız kardeşim olmuştu Duygu.
" İstersen sizde kalabilirim yada siz bize gelebilirsiniz "
" Yok Ömer'lekalırız biz, bişey olursa şurdasınız zaten için rahat olsun"
" Tamam canım kendinize dikkat edin "
-------------
Betül Yılmaz
Duyguları gönderip bahçe ye girdim. Durdum ve kapıya baktım, bugün olanlar gözümün önünden film şeridi gibi geçmeye başladı.
Ne yapardım? Anneme birşey olsa ne yapardım? Başımı kaldırdım, gözlerimi kapayıp derin bir nefes aldım. Ciğerlerime sanki saatlerdir hava gitmemiş gibi yanmıştı. Bir kaç saniye o şekilde kaldım ve binlerce kez Allah'a şükrettim.
Karşı eve döndüm sonra. Işıkları kapalıydı,
demek ki daha gelmemişlerdi. Haberi olsa en azından aradı diye geçirdim içimden.
Burda bu şekilde durmanın anlamı yoktu toparlanıp eve girdim. Filiz teyze kapıyı tamir ettirmişti. Bugün yaptıkları için haklarını ödeyemezdim.
Ömer'in bugün dershanesi olduğu için geç geliyordu eve. İyi ki geç geliyordu da annemi o halde görmemişti. Bir yandan gelince ona ne diyeceğimi düşündüm odama geçerken.
Üzerimi değiştirdim, banyoya geçip soğuk suyla elimi yüzümü yıkayıp aynadaki çökmüş gözlerime baktım.
En son böyle çöktüğünde yaşadıklarım geldi aklıma. Derin bir nefes aldım tekrar. Bazı şeyler geçti gitti, unuttum artık diyorduk ama hala beynimizin en derinlerinde bir yerlerde duruyordu.
Kardeşime olanları sakince ve yüzeysel bir şekilde anlattım. Bir süre birbirimizi teselli ettikten sonra babam aradı. Ameliyat güzel geçmişti ama her ihtimale karşı iki gün kontrol altında olması gerekiyordu.
Babamla konuştuktan sonra Zeynep teyze aradı. O da üzülmüştü olanlara. Burada olamadığı için daha çok üzülmüştü ahretliğine ve en kısa zamanda geleceğini söylemişti defalarca.
Yatmadan önce küçük bir çanta alıp içine bir kaç kıyafet koydum. Sabah hastaneye annemi görmeye gidecektik. Bugün epey youlmuştum ve hemen uykuya dalmıştım.