Bölümler kendi içlerinde de zordu. En zoru ne derseniz bu şüphesiz beyin dalıydı. Yani nörolojiydi.
Bugün aksi gibi hiç boşluk yok nöroloji hasta kaynıyordu. Normal hasta da yoktu. Ameliyat hastaları vardı. Onlara gün verilmiş ve diğer hastalar muayene sonrası beklemeye alınmıştı. Düzen böyle kurulmuştu. Yoğunluk öyle fazlaydı ki gün bitmemişti. Yiğit sabırla ilgilenmişti. Ta ki içerideki en son hasta çıkıp gitmesi ile Yiğit oturduğu koltuğa başını yaslamıştı. Bitmişti. Bitmek ne kelime onun antikorları ölmüştü.
Kapısı çalınca artık Yiğit doktor değil hasta konumundaydı. Başı çatlıyordu. Biri gelip ondan da mr istese hayır demezdi. Beyninin içi bildiğin kaynar kazandı. Ağrısı ise öyle bir boyuta geçmişti ki bir ağrı kesici alsa fena olmazdı.
"Müsait misin?" iki gündür sesine aşina olduğu kızı buraya ne getirdi bilinmez başını kaldırıp ona baktı. Masumca kapı ağzında bekliyordu. Git dese gidecekti ki Yiğit kapıyı işaret etti. "Kapıyı kilitle ve lütfen içeriye gel." kilit onun ellerini çok zorlamazdı ki İslimin içeri girmesini bekledi.
Karşısına oturan kıza baktı. "Nasılsın?" yüzüne bakınca onu daha iyi görmüştü bir de ondan duysa fena olmazdı.
"Ellerimi suya temas ettirmedim. Bacaklarımdaki yaralar ise acımadıklarına göre iyiyim." onun rahatça konuşması ile İslim şimdi daha rahat görünüyordu. Bu yalan yoktu, Yiğit'i mutlu etmişti. Onunla sizli bizliden çok mesafesiz daha güzeldi.
Ayağa kalktı Yiğit. Normalde burda pansuman yapmazdı da şimdi acile gidecek hali de yoktu.
İkidir ondan bacaklarını açmasını istiyordu ki ona giydiği eteği işaret etti. Kendide dolaptan malzeme çıkarmıştı. Bunun içinde güzeller güzeli kızın onun yanında bitti.
Eteğini üste çeken kızın bacaklarının önüne eğildi. "Dün kapattım ki yaran daha fazla enfeksiyon kapmasın. Bugün kapatmayacağım." sargı onun canını yakardı ki buna dikkat etmiş ve hassas bir şekilde çıkardı. Yaralar tamda düşündüğü gibi kabuk bağlamıştı.
Dolap çekmecesinde ilaca uzandı. Yaraya değmeden çevresine sürdü, yakıcı olacağından yaraya doğru da üfleme yapmıştı. İslim ise derin nefes alıp soluk verince nasıl oldu anlamadı ve onun ılık nefesi yüzünü yalamıştı.
"Acıyor mu? "başını olumsuz anlamda sallayan kız ile iyi o vakit diyerek, ayaklandı. Ellerine de baktığında oraya da ilaç sürdü. Bu İslimin son pansumanı olacaktı. İki gün elleri sargılı durur ve sonrası suya sokabilirdi.
Ellerini sarma işlemini de bitirince ayağa kalktı. Bir yanı İslim onunla kalsın istiyordu. Diğer yanı ise onu burda nasıl tutacağını düşünüyordu.
"Bugün tek gelmişsin." o kız nerdeydi umrumda bile olmasa da en azından bir sohbet açılırdı.
"Yardım için çağırdım ama faydası yerine zararı oldu." Yiğit anladım der gibi başını salladı.
"Bu arada siz benim adımı biliyorsunuz. Yani bende adınızı biliyorum da," aralarında bir resmiyet vardı ki bu durumdan Yiğit de pek memnun değildi. Az önce ne de güzellerdi. Resmiyeti severdi. Bu kızda ise sevdiği söylenir mi emin olamadı.
"Yiğit Uğuz. Uzman hekimim. Dilerim tabiki işin olmaz ama her sıkıntında aramak istersen arayabilirsin."
Bu sefer ona baş sallayan İslim olmuştu ki sanırım gitme vakti gelmişti.
Ayağa kalkan kızla Yiğit de ayağa kalkmıştı ki önüne konulan telefon ile mevzuyu anlamadı. Sanırım gün içi bir kaç nöronu ölmüş ve aptallık bulaşmıştı.
"Sıkıntım olursa arayın dediniz ya. Numaranızı yazarsanız ararım. Tabi sadece mütevazi olmak için söylenilen bir cümleyse durum değişir." Yiğit telefonu eline aldı. Ekranda İslimin resmi vardı ki ona çok dalıp gitmeden numarasını yazdı. Kendine çağrı attıktan sonra telefonu ona geri uzattı. "Bunu çok sık söylemesem de kendinize bir daha ki görüşmemize kadar iyi bakın İslim hanım." akşamında gördüğü kız gecesinde onun hastanedeki nöbetinde yaralı gelmişti. Dünya küçüktü. Kaldı ki onunla bir daha başka bir yerde karşılamamda diyemiyordu. Bu yüzden teklif etmiş ve teklifinin olumlu yönde yanıt bulması da hoşuna oldukça gitmişti.
"Siz de." kalkan kıza kapıya kadar eşlik etti. Hatta kapıya onunla birlikte yürüdü ki o da eve gidecekti.
Hastaneden birlikte çıktılar. İslim taksi bekliyordu ki Yiğit zaten çıkmış ve onu gideceği yere kadar götürebileceğini teklif etti. İslim düşünceli görünce de tereddüt etmesini anlıyor ve kendisini geri çekmişti ki İslimin onunla birlikte yürümesi ile ikisi otogara girdiler.
İslimin arabaya geçmesine yardımcı olduktan sonra o da şoför koltuğunda yerini aldı. Adresi sorduğunda İslimin evinin kendi evine uzak olmadığını anladı. Yine de bir kaç ev aralarında var mıydı vardı.
Geçerken Yiğit kendi evini göstermişti. Çok yakın olmasalar da komşuydular ve güzel bir tevafuk olmuştu.
İslim arabadan indiğinde Yiğit ona birkaç gün daha yapmaktan kaçınması gerekenleri ve dikkat etmesini de söyledi. Bazen insan cidden kendini tutamıyordu ve onun yaptığı tam olarak buydu.
"Teşekkür ederim beni evime bıraktığın için." Yiğit bir şey değil dercesine başını salladı. Önemli bir şey değildi.
"Hadi sen git. Bende eve girdiğinden emin olunca gideceğim." bunu söylerken samimiydi.
İslim eve yürüyüp içeri girdiğinde o da söylediği gibi evinin yolunu tuttu. Ona ne oluyordu bilmiyordu da kalbindeki atımlar pek normal değildi. Dahası İslimin yanında kendini dinç ve iyi hissetmesi de normal değildi. Öylesine yorgundu eve girdiğinde Yiğit kendini yorgun hissetmek yerine pek bir iyi hissediyordu.
Acaba gün içinde nöronları yerine yorgun hücreleri filan mı yok olmuştu? Eski köye yeni adet gibi bu halini yadırgıyordu.
Yiğit önce duş aldı. Karnı aç dahi olsa yemeyecek ve uyuyacaktı. Sonra gece de biraz koşuya çıkardı. Bunu aksatmazdı ki gündüz pek vakti olmuyordu. O da gece çıkıyordu ki bunu hep yapardı.
Uyudu. Onu dinlendirecek kadar uyku çekmişti ki Yiğit gece uyandıktan sonra koşu için hazırlandı. Onun attığı adım sayısı ve kalp atış hızını tutan saatini de koluna taktığında koşu için hazırdı.
Dışarı çıkıp ıssız sokakta koşmaya başladı. Neden yaptı bilmiyordu da aşağı koşmak yerine bu defa bayır koşmaya başladı. Kalp atışı hızını çok fazla artırmasa da kan akışı yükselişe geçerken bu değişimin sebebini bilmiyordu. Açlık dokunmuş olabilir miydi? Ya da İslimin evinin önünden gece vakti geçmek onda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı, yapıyor da olabilir miydi?
-----------------------------
Yiğit sana ne oldu bebeğim?:)))
Bölüm bitti.