Yarın yola çıkacak olan Hevi odasından hiç çıkmamış babasıyla karşılaşmamıştı. Gerçi karşılaşmak istemiyordu da. Babasına ilk defa bu kadar içerlenmişti Hevi. Babası için o kadar fedakarlık yaparken ona edilen tavra kırgındı. Odasının balkonunda her zaman ki gibi salıncağına oturmuş bakışları donuk bir şekilde yeri izliyordu. Yarın uzun bir ara Diyarbakır’ından uzak kalacaktı. Gitmek istemiyordu Hevi ama mecbur bırakılmıştı .Zaten hep bir şeylere mecbur kalmıştı Hevi. Yoruldum demeye dili varmıyordu ama gözleri anlatıyordu her şeyi. Aram Ağa salonda oturmuş çayını içerken, yanındaki oğluna bakışlarını kaldırdı. “Yarın sabah Hevi’yi sen götüreceksin.” Başını eğerek babasını onayladı genç adam. “Herdem teyzemi de aradım. Çok sevindi.” Tekrar çayını içmeye devam ettiğinde başını salladı A

