Saatten haberi olmayan Elif öylece yerde yatarken adamlar yanından çıkmıştı. Nerede ne halde olduğundan emin değildi. Akşam olmaya başladığını hafif serinlikten ve kararmaya başlayan havadan anlayan kız içeri giren adamla göz devirdi. Emir, yüzündeki o sırıtışla bakarken “Ah benim küçük sevgilim. Nasıl da masumsun” dediğinde Elif midesinin bulandığını hissetti. Bu adamla ilk çalışmaya başladığı zamanlar bir bokluk olduğunu sezmiş ama umursamamıştı. Sonuçta o çalışandı. En fazla ne olabilirdi ki. Olmuştu. bu şizofren onu takıntı haline getirmişti çünkü reddetmişti. Erkeklerin neden reddedildiğinde hırs yaptığını anlamıyordu. Belki küçük bir iki ısrar olabilirdi o da bir ihtimal ama ölümüne ısrar ya benimsin ya kara toprağın martavalları, kendilerini kadınların hâkimi kutsal ırk yaratıcısı

