Cevat ve diğerleri, önlerindeki çiftin birbirine özlemle sarılışını gülümseyerek izliyorlardı. Ay ışığı hafifçe Tugay’ın omuzlarına düşmüş, Kardelen’in saçlarına gümüş bir perde gibi serilmişti. Kimse konuşmaya cesaret edemiyor, o ilk sarılmanın kutsallığına dokunmamak için nefeslerini bile sessiz alıp veriyordu. Hatice, Sema’nın koluna sıkı sıkı sarılmıştı. Gözleri nemli, dudakları titriyordu. "Çok güzeller ya..." diye mırıldandı boğuk bir sesle. Sema, elini burnuna götürüp usulca çekti. “Ben böyle sarılma görmedim. Film gibi...” dedi ve yanaklarından süzülen yaşları silmekle yetinmedi, gülümsedi de. Merve ise gözyaşlarını saklamaya çalışmadı. Dudaklarının kenarı yukarı kıvrılmış, ama gözleri yaş içinde parlıyordu. Sessizce, Kardelen’e baktı. “Sonunda...” dedi içinden. “Sonunda mutlu o

