Azat Kozanoğlu

1307 Words
AZAT Ben Azat Kozanoğlu. Yer altı bana Azrail der. 30 yaşındayım. Gece kulübümün neon ışıkları altında kadınlar adımı fısıldar, düşmanlarım ise aynı adı kabuslarında duyar. Masada benim sözüm kuraldır. Düşmanlarıma kanla, gecelerin ortasında arzuyla hükmederim. Kadınlar gecelerin bekar playboyu der. Aşkla işim olmaz. Gülüşümde zehir, bakışımda ölüm var. Sevgi, sadakat, itaat… Hepsi satın alınır. İhanet eden gömülür. Benim dünyamda merhamet yoktur. 5 yıldır lider koltuğundayım. Yanımda her daim güveneceğim iki adam vardır. Kartal Karaman. Yer altında Tilki olarak bilinir. 28 yaşında, adını duyurmuş mafyalardan biri. Her işin arkasında onun zekâsı, kurnazlığı vardır. Evli bir adamdır. Bir senedir yanında olan karısı Begüm, onun en büyük zayıf noktasıdır. Ev hanımı ama Kartal’ın karanlık dünyasındaki yeri sanıldığından çok daha derindir. Polat Demir. Yer altında Tetik olarak bilinir. 30 yaşında. Tetiğe benden sonra en hızlı dokunan adam odur. Sessizdir, soğuktur. Sustukça çevresindekiler için daha büyük bir tehdit hâline gelir. Bugünlerde bir düşman yine bizimle uğraşıyor. Kartal ve Poyraz’a Azrail e gelin diyerek toplantıyı bildirdim. Ofisimde oturmuş viski kadehimi dolduruyordum. Masamın çekmecesinden sigaramı çıkarıp yaktım. Bir nefes çektim. Duman odanın içinde dağılırken aklım Levent denen herifteydi. Levent Kısrak bu ara fazla olmuştu. Kafasına göre mekan seçip haraç istiyordu. Mafyaydı ama adını çok duyuranlardan değildi. Benim için kolay bir hedefti. O sırada ofisin kapısı açıldı. Kartal ve Poyraz içeri girdi. Masamın karşısında siyah deri koltuğa oturdular. Birer kadeh viski doldurdular. İlk konuşan Kartal oldu. ‘‘Bu pezevenk yine ne yapmış?’’ Elimdeki viski kadehini yavaşça masama bıraktım. Sigaramdan bir nefes daha çektim. ‘‘ Şerefsiz bulduğu yere haraç bağlıyor. Şimdide bir otoparka çökmeye çalışmış. Bizim adamlardan birine denk gelmiş. Olayı ayıkınca beni aradılar.’’ Poyraz kadehi tek seferde kafasına dikip konuştu. ‘‘ Lan amına koyucam bunun en sonunda. Kendini adam sanıyor soyunu sopunu siktiğim.’’ Viskimi sakince yudumladım. ‘‘Halledeceğiz. Suyu çok ısındı. Bir deposu var bu itin. Boş bir depo kullanılmıyor ama sevkiyatı orada çözüyor. Sevkiyatı bir patlatalım bakalım aklı başına gelsin.’’ Polat sırıttı. Kartal rahat bir tavırla viski içmeye devam etti. ‘‘Beyler ben çıkıyorum. Siz keyfinize bakın. Şu sevkiyatın yeri ve zamanını bildirsinler çökmeye gideriz.’’ ‘‘Tamam kardeşim.’’ Dedi Polat. Ofisten çıktığımda kulübün içi insan doluydu. Köşelerde, tuvaletlerde, özel odalarda sevişenler, dans edenler… her çeşit insan vardı. Tam çıkmak için kapıya doğru yöneldiğimde sırtımda bir el hissettim. Hızla dönerek bileğini kavradım. Karşımda Didem duruyordu. Tam bir sürtüktü ama işini iyi bilirdi. Birkaç kez altıma aldığım kadınlardan biriydi. ‘‘Azat seni özledim. Şu özel odana çıkıp sevişelim. Gergin görünüyorsun ben seni rahatlatırım.’’ Üzerindeki siyah saten mini elbisesi, derin göğüs dekotesi bir elbise vardı. Saçları siyah uzun boylu ama ince belli seksi bir kadındı Didem. Ama şuan sadece Didem’i değil kimseyi sikmek istemiyordum. ‘‘Bugün olmaz. Canım isterse ararım.’’ Konuşma tarzıma takılmazdı. Zaten altıma aldığım hiçbir kadın konuşma tarzımla ilgilenmezdi. Tek dertleri kendilerini bana siktirmekti. ‘‘Hmm…peki… Aramanı bekleyeceğim yakışıklı playboy.’’ Cevap vermeden arkamı dönüp kulüpten çıktım. Arabama doğru ilerledim. Kapıyı açıp içeri oturduğumda pes bir nefes verdim. Beykoz’da ki evime gidecektim yani villama. Annem bu ara sıklıkla arayıp sitem ediyordu. Eve hiç gelmediğimi özlediğini söylüyordu. Bir ara gidip gönlünü almak farz oldu. Benim için bu hayatta önemli sadece iki kadın vardı. Biri annem Peyker, diğeri kız kardeşim Bade. Annem 52 yaşında olmasına rağmen yanımda ablam gibi duruyordu. Kız kardeşim Bade 22 yaşında bir erkeğin bakıp bir daha unutamayacağı kadar güzeldi. Ama bakanın kafasına sıkardım o ayrı mesele. İkiside beyaz tenli mavi gözlüydü. Ben esmer, mavi gözlüyüm. Birçok huyumu babamdan aldığım gibi ten rengimi de babamdan almışım. Erkek Babam Pusat 57 yaşında olmasına rağmen hala dinç ve yakışıklı. Zamanında annemi hiç aldatmadı ama kadından dili çok yandı. Çok kez ayırmak için tuzak kurmuşlar ama başaramamışlar. Annem ve babamın aşkına saygım sonsuz. Onların arasındaki bağ çok güçlü ve yıkmak her yiğidin harcı değildi. Ben babam gibi aşık olup aile babası olacak adam değilim. Yer altı, gece kulübü ve seks dışında ilgimi çeken bir şey yok. Erkek kardeşim Aybars 25 yaşında. Ten rengi, göz rengi aynı babam. Aile şirketinin başında duruyor. Önümüzdeki hafta Bade ile birlikte şirketi yönetmeye başlayacak. Karanlık taraf sadece bana ait. Babam bu konuda küçük yaşımdan beri özel olarak eğitti beni. Günü geldiğinde hak ettiğim koltuğu devraldım. Villamın kapısından içeri girdiğimde arabayı durdurup aşağı indim. En yakın korumam Mete hemen yanıma geldi. ‘‘Abi emrin var mı?’’ ‘‘Yok. Sıkıntı var mı.’’ ‘‘Yok abi. Şu sevkiyat işini çözmek üzereyiz. Yarın bilgiler elinde olur.’’ ‘‘Tamam. Söyle hızlansınlar. Bir yanlış istemiyorum.’’ ‘‘Merak etme abi ben takip ediyorum.’’ Başımı sallayıp eve girdim. Yukarı çıkıp takım elbisemi çıkarıp duşa girdim. Sıcak su vücuduma değince rahatladım. Duştan çıkıp belime havlu sardım. Odama geçip tabletten şirket maillerini kontrol ettim. Şirketi Aybars şuan tek yönetiyor olsa da bir elim bir ayağım da her zaman oradaydı. Aybars benim gibi çok ciddi değildir. Fırlama bir çocuktu. Şirkette çalışmaya başladığından beri biraz duruldu. Yavaş yavaş adam oluyor. Maillerde bir sorun olmadığını görünce sadece boxer ımı giyip yatağa geçtim. Odam siyah ve beyaz tonları ağırlığındaydı. Kapının tam karşısında kral yatağım vardı. Yanlarında beyaz renk iki komodin vardı. Kapının sağ tarafı tamamen boydan cam vardı. Sağ köşede siyah deri ikili koltuk ve orta sehpa vardı. Sol tarafında giyinme odasına açılan bir kapı vardı. Onun yanındaki kapı banyoydu. Duş kabini ve jakuzi vardı. Sade ama erkeksi havası olduğu her halinden belliydi. Uykuya dalmak uzun sürdü. Ama hissettiğim yorgunlukla sonunda teslim olmuştum. Sabah kalktığımda saat sekiz civarıydı. Her sabah bu saatlerde uyanır banyoda işlerimi hallettikten sonra koşuya çıkardım. Haftanın iki günü de villanın en alt katında yüzme havuzuna ve spor salonuna giderdim. Aynı zamanda bir odayı sinema salonu haline getirmiştim. Bir oda oyun odasıydı. Bilardo, masa tenisi, langırt, oyun konsolu hatta bowling alanı bile vardı. Villam 4 katlı fourlex bir evdi. Girişte geniş bir salon, mutfak, ve toplantı odası bulunuyordu. Salonum krem rengi ağırlıklı ferah bir salondu. Oturma grubu deriydi. Sağ tarafta şömine vardı. Sol tarafta bar masası vardı. Çok eşya sevmezdim. Az ve öz olacak. Toplantı odasını özel yaptırmıştım. Kapısının anahtarı sadece bende vardı kimseye emanet etmezdim. Üst katta merdivenlerden yukarı çıktığında sağ ve sol tarafta üçer oda vardı. Sağ taraftakiler özel misafirlerim için ebeveyn banyo ve giyinme odaları olan odalar vardı. Sol taraftakiler sadece ebeveyn banyoluydu. En üst kat sadece bana ait bir alandı. Temizlik için bile tek bir kişi görevlendiririm. En solda yatak odam var. En sağda ofisim var. Merdivenin tam karşısında 2 oda daha vardı. Bu villanın tasarımını özel yaptırdım ama en büyük özelliği bunlar değildi. Yer altında lider olarak çok düşmanım var. Mafya olmanın raconları vardır. Önce iş yeri sonra evi basılırdı. Her ihtimale karşı önlem almayı severim etraf ne de olsa şerefsiz dolu. En alt kata geldiğimde önce yüzmeyi tercih ettim. Yaklaşık yarım saat yüzdükten sonra kardiyo yapmak için spor salonuna geçtim. Önce koşu bandı yarım saat orta tempo koşardım. Ardından yarım saat bisiklet. Yarım saat bacak, yarım saat squat. En son 30 kg-30 kg ağırlığında 25 set 3 tekrar ağırlık kaldırdıktan sonra boks yapardım. Ortalama sporum üç saate yakın sürerdi. Haftada iki gün mutlaka yapardım. Bir süredir boşlamıştım. Kondisyon benim için vazgeçilmez bir unsurdu. Saat öğlen olduğunda sporum bitmişti. Duşa girip çıktığım sırada telefonum çaldı. Arayan yakım korumam Mete idi. ‘‘Söyle.’’ ‘‘Abi, teslimat bu akşam 22.15’de yapılacakmış. Ataşehir’de terk edilmiş bir depoda. Adresi gönderiyorum şimdi.’’ Demek teslimat bu akşam olacak. Ben sana o teslimatı yaptırır mıyım lan! Sana güzel bir maddi darbe vurmanın zamanı çoktan geldi. ‘‘Tamam. Aferin iyi iş çıkardın. Akşam için güzel planlarım var.’’ Deyip telefonu kapattım. Teslimata tek gidecektim. Polat il dışına çıkmıştı bu sabah. Kartal babasıyla bir toplantıya gidecekti. Bu sefer sikicem bu şerefsizi şimdi elime güzel düştü. Siyah takım elbisemi ve siyah gömleğimi giydim. Spor salonunda banyo yaptırmıştım daha rahat oluyordu. Acil durumlara karşı küçük bir oda yaptırmıştım. Dolapta her zaman birkaç takım elbisede burada bırakırdım. Lavabonun yanına bıraktığım silahımı belime taktım. Saatimi takıp parfümümü sıkınca hazırdım. Arabama binip Azrail e geçtim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD