Elina’nın başı dönüyordu. Göğsü sıkışmış, ciğeri sanki havasız kalmıştı. Gözleri bir noktaya kilitlenmişti: Clara’nın kardeşi Lily, zarif elbisesiyle garson üniformasının içinde yok olmaya çalışırken, karşısında ona hayli yakın duran adamın yüzü her şeyi altüst etmişti. Bir yabancı değil. Gözleriyle, duruşuyla, geçmişin gölgelerinden çıkmış bir hayaletti. Sarsıldığını fark ettiğinde dizlerinin titrediğini hissetti. Geriye doğru sendelediğinde, biri onu güçlü bir şekilde kolundan tuttu. Parmaklarının arasındaki sıcaklıkla Elina kendine geldi. Başını çevirdiğinde karşısında Lucas’ı buldu. Gözleri telaşlıydı ama dudaklarında o tanıdık, dingin gülümseme vardı. “İyi misiniz, Bayan Elina?” diye sordu, sesini yalnızca onun duyabileceği bir tonda. Elina birkaç saniye boyunca cevap veremedi. Ardı

