bölüm 6

2021 Words
Anlamamıştım ne ? Tamamen geri dönmüştü . Evin önündeydi . Benimle mi yaşayacaktı . Tüm düzenimi bozacaktı . Hep böyle zamanlarda geliyordu . şu sıralar aşırı keyifsizdim ve beni böyle görmesini istemiyordum . Onunla aynı çatı altında durmak istemiyordum . Üzgün hissediyorum . Başka bir kelime bulamıyordum artık . Sayfalarca betimlemek bile hisslerimi anlatmaya yetemzdi ki . Her şey üstüste geliyordu . Bu hayatımın üçüncü kırılma noktasıydı . İlki ataklarla geçirdiğim lise yıllarım ikincisi ağabeyimin beni terk etmesi şimdi de tuğkanına hislerim arkadaşlarımı kaybetmem ve ağabeyimin geri dönmesi . Soğuk kanlı olmaya çalışacaktım . Ailemin olmaması beni hiç üzmemişti çünkü zaten kendimi bildim bileli yoktu . Nasıl bir his bilmediğim için özlemiiyor ya da kendimi eksik hissetmiyordum ama ağabeyimi kaybetmek beni yıkmıştı . Kaybetmek çok kötüydü . Keşke hiç geri dönmeseydi . "Nerede kalacaksın ?" diye sordum . "Evimde " dedi . Bu çok uçlu bir cevaptı çünkü kaldığım ev babannemizindi yani orayı kastediyor olabilir belkide gerçekten kendi evi vardır . Umarım ikinci seçenek doğrudur . Serum bilmesini bekledik . Olacakları merakla bekliyordum . Bir süre sonra hemşire içeri girdi ve biten serumu kolumdan çıkarmama yardımcı oldu . Odadan çıkıp hastanenin çıkışına yöneldik . Arabayı park etttiği yere doğru yürüdüğünde ben durdum . Onunla beraber gitmeli miydim yoksa kendim mi eve dönseydim . Arabaya binecekken bana döndü . Gözlerimiz birbirimize denk geldiğimde kendimi çaresizliğin dipsiz kuyusuna düşmüş gibi hissediyordum . Arkamı dönüp yürümeye başladığımda seslenir diye beklesemde öyle olmadı . Ne kadar kendimi kontrol etmek istesemde olmuyordu . Ben onun gibi oğuştan güçlü bir karaktere sahip bir insan değildim . Ürkek çekingen bir yapım vardı zamanla inşa etttiğim kararlı kişiliğimin altında hep o ürkek kız çocuğu yatıyor olacaktı . Yürüyerek eve dönmeye karar verdim . Biraz açık hava iyi gelebilirdi . Tuğkan nasıldı acaba . Dudadğı acıyor mudur ? Mirza . . . Niçin bu kadar hırçındı . Arkadaşlarımla aramı bozmuştu . Gerçek dostlarım olsa biliyordum ne olursa olsun beni bırakmazlardı ancak onların kafasına mirzanın girip doldurmuş olma ihtimali o kadar sinirimi bozuyordu ki . Tuğkan kendini geri çekebilirdi . Artık benimle görüşmek istemezse onu anlardım . Benim yüzümden başına gelmeyen kalmadı . Aynı okulda olmak çok zor olacaktı . Aklım almıyordu . Bana iyi gelebilecek bir şeylere ihtiyacım vardı . Sürekli kısa kısa hikayeler yazardım ancak onu yapacak şevk içimde kalmamıştı . Uyumaktan korkuyordum . Kabuslarımmda ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum . Kabuslarla dolu geçen gecelerin sabahında uyandığımı kendimi sanki hiç uyumamış gibi yorgun hissediyordum . Eve vardığımd Pamirin arabasını evin önünde gördüm . Burada kalacaktı . yüzsüzdü . Tam bir yüzsüz . Yıllar sonra dönüyordun sanki habersiz gitmemiş yıllarca arayıp sormamış da günlük normal bir şeymiş gibi davranıyor ya sinirden çıldıracakmış gibi oluyordum . Eve doğru ilerledim ve kata çıktım . Oradaydı . Yüzüne bile bakamadan kapıyı açık bıraktım eve içeri geçtim . Ağabeyimde içeri girdiğinde kapıyı kapattı . Gidip odamdaki çekmeceden onun odasının anahtarını getirdim . Hiçbir şeye dokunmamıştım . Bir gün döner belki diye . Yüzümde buruk bir gülümseme peydah oldu . oturma odasındaydı . Koltuğa sanki yıllardır oturduğu kendi koltuğuymuş gibi yayılmıştı . Koltuğun önünde olan sehpaya anahtarı normalden biraz daha hızlı bir şekilde bıraktım . Sesin geldiği yöne doğru baktığında anahtarı gördüğünde güldü . İçimden binlerce küfür geçiyordu . Kabullenmekten başka ne yapabilirdim ki . Ona karşı çıkabilir miydim ? Belki de hiç eve bile almamamalıdım . Şuan onunla laf dalaşına girecek halim yoktu . Telefonumu da alıp odama geçtim ve üzerimi değiştirdim . Mesaj sesiyle telefonu açtım . Buluşma noktasındayız yazıyordu . Özel ders görüşmesi . koş jülide koş senin işin hiç biter mi .Sızlana sızlana da olsa görüşmeye gittim . Ne kadar para gönderiyor olasalarda yetmiyordu . Daha fazlasını da asla isteyemezdim bu yüzden kendi paramı kazanmalıydım . . . Görüşme bittiğinde Yelizle beraber artık altı öğrencim vardı . Yoğun ama bu yoğunluğun karşılığının alabileceğim bir mesleği okuyordum . Evde yemek olmadığı aklıma geldiğinde dışarda yemek için birlokantaya oturmuştum . Ağabeyim aç mıydı acaba . Beni ilgilendirmez , umrumda değil. Gittiği yerde ne yediyse burada da ondan bulup yesin . Güzel bir akşam yemeği yiyip eve döndüm . İçeri girdiğimde hala bıraktığım yerdeydi . Odama doğru yürüdüm .Kapıyı rtüp kendimi yataa attım. Güzel bir uykuyta ihtiyacım vardı . Gece lambasını açtım bu sayede gece kabus görerek uyanırsam karanlıktan korkup daha da işleri kötüleştirmeyecek olacaktım . Kafamı yastığa koyup uykuya daldım. Uyandığımda yıllar sonra kabus görmmeden uyudum ilk geceyi geçirdiğimi anladım . Sanki tüm yorgunluğum geçmişti . Güzelce bir esnedim . Rahat bir uyku çekmemiştim . Banyoya geçip elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım . Yüzüm sanki hastanlanmış bir insanınkine benziyordu . Bu dönemde ne kadar zayıfladığımı fark ettim . Yüzüm çökmüş elmacık kemiklerim iyice belirginleşmişti . Moralimi bozuyordu . Ne ergenliğimi huzurlu bir şekilde geçirirebildim ne de gençliğimi . Ne zaman yüzüm gülecekti ? Benim içinde güzel bir gelecek var mıydı ? Devran bir gün dönecekti biliyordum . Sadece biraz daha sabretmem gerekiyordu . Üzerimi değiştirirken kaburga kemiklerim belli oluyoyordu . Elimi üzerinde gezdirdiğimde kemiklerimi sayabiliyordum . Hep kilom normaldi ilk dafa bu kadar zayıflamıştı . Vitaminsizlikten olsa gerek sürekli saçlarım dökülüyordu . Derse gitmek için evden çıktım .Kampse yaklaşştığımda içime bir kuşku düştü . Mirzayla karşılaşmaktan korkuyordum . Göğüsüme oluşan yumru bir nebze olsun ufalmıştı . Daha rahat bir şekilde dersliğe doğru yürüdüm . Anfinin arkalarına doğru yürüyüp bir sıraya oturdum . Sınıfın çoğunluğuön kısımlarda oturuyordu . Umursamadım . Birkaç ön sıramda konuşan kızların sohbetine kulak misafiri oldum . Yeni bir doçentin geldiğinden bahsediyorlardı . Çok yakışıklı ve semaptik bir hocaymış . Doçenç olmasına rağmen genç olduğunu ve başarılarla dolu bir geçmişi olduğundan bahsediyorlardı . Almanyadan yeni dönmüş donanımlı bir hocaymış . Kim olduğunu , gerçekten bu kadar donanıma sahip olup olmadığını merak ediyordum . Dersin başlama saatine az kalmıştı . Kapıdan toplu bir öğrenci grubu girdiğinde hocanın geldiğini anladım . Tüm sınıf meraklı gözlerle içeri girmesini bekliyordu . Beklenen an geldi içeri giren erkek hoca herkesin gözlerinde parlamaya sebep olmuştu benimse tam tersi hayal kırklığıydı . Artık sabrım taşmıştı . Dayanamıyordum . Cidden hayatıma bu kadar nasıl girebiliyordu ? Yeni hocanın ağabeyim olduğunu duyduğumda gördüğümde artık nefret etmek için çok daha sağlam sebeplerim oluşmuştu . Ben onu umursamamak için çabalarken yokmuş gibi yaşamaya çalışırken o burnumun dibinde bitiyordu . "Merhaba arkadaşlar ben Pamir MİR " dediğinde birkaç kişi meraklı gözlerle benimle akraba olup olmadığımız soruyordu . "Hocam julideyle tanışıyor musunuz onunda soyadı MİR " dedi . Bana dönüp "Değil mi jülide " diye ekledi . Sınıftaki gözlerin üzerinde olması zaten benim daha fazla gerilmeme sebep oluyordu . Şuan bir santirala çalıştırmaya yetecek kadar fazla elektrik akımı geçiyordu üzerimden . Ağabeyime baktığımda cevap vermem için bana seçim hakkı veriyordu . Nabzımı yokluyordu . Yine hiçbir şey söylemeden neler düşündüğümü anlayacaktı . "Hayır tanışmıyoruz " dedim . Sınıftakiler beklediği malzemeyi alamamanın üzüntüsüyle önlerine döndü . Hiç suratına bile bakmadım . Çantamı toparlayıp dersten çıktım . Ağlamak isityordum . Hüngür hıçkırık , bağıra çağıra ağlamak istiyordum . Sahile doğru yürüdüm . Biraz deniz havası daha iyi gelebilirdi belki . Devamsızlığımın çoğunu kullanmıştım derse girmek zorundaydım . Darlanmanın doruklarındaydım yüzümü ne tarafa dönsem aksililerle uğraşıyordum . Başım döndüğünde bir banka oturup geçmesini bekledim . Dünyamın alt üst olduğu yetmiyor bir de bedenim alt üst oluyordu . Kan vermek için hastaneye gitsem iyi olacaktı . bir süre sahilde oturup soluklandım . nefes almak istiyordum . Huzurlu bie hayat sürmek istiyordum . Bu benim en doğal hakkımdı . Hastaney doğru yürüdüm kan vermek için sıraya girdim . Fazla beklemeden sıra bana gelmişti . Kan vermekten hiç korkmuyordum . kan verdikten sonra koridora çıkıp sonuç için bekledim . Yarım saat kadar beklemem gerekiyordu . Gidecek bir yerim yoktu ya da konuşacak kimsem hiçbiri yoktu . Oturup koşuşturan insanları izledim . Canını kurtarmaya çıkan fıziksel acılarla savaşanları izledim . Korku doluydular tek bir güzel haber için doktorların kapısını çalıyorlardı . Umut . Umutla dünyadaki yaşama devam etmeye çalışıyorlar . Kimi çocuğu için yaşamaya çalışan anne kimi iş kazası geçiren bir baba . Küçücük çocuklar vardı . Boylarından daha büyük sağlık sorunları olan çocuklar . Onlarda diğer çocuklar gibi oyun oynamak istiyorlardı . Ellerimi yüzümü ovuşturdum . Hastanenin kokusundan nefret ediyordum . Basık , karanlık koridorlarda beklemek iç boğucuydu . Büyük bir savaş vardı . herkesi savaşı hikayesi farklıydı . Kafamı sağa doğru eğip duvara başımı dayadım . Koridorun başından bana doğru gelen kişiyi direkt tanıdım Eflaldi . Buğlemin erkek arkadaşı . Yanıma kadar gelmesini bekledim . Konuşacak mı selam verecek mi çok merak ediyorudm . Beni fark ettiğinde gülümseyerek önümde durdu . "Naber jülide " dedi . yaslandığım duvardan doğrulup " İyiyim sen nasılsın "dedim . " Şükür koşuşturuyoruz . Ne için gelmiştin hastaneye yardımcı olayım ." dedi . Çok iyi davranıyordu . Olanları bilmiyor muydu ? " Kan vermeye geldim . Bu aralar çok halsizim ve fazla kilo verdim . kontrol için " dedim . " Anladım . Vaktin varsa gel kafeteryada birer kahve içelim . " dedi . Onaylarcasına başımı sallayıp ayağa kalktım ve yürümeye başladık . Arka tarafta bir masa oturduk . Eflal ikimiz içinde kahve alıp masaya geldi . " Nasıl gidiyor okul ? " dedi .Evet şimdi beyaz yalanları sıralama vakti . " İyi çalışıyorum işte " dedim . " senin hastane işleri nasıl . " diye sorduğumda " Doktorluk kolay değil okumaktan daha zor " dedi . Gülümsedim . Çekindiğimi anlıyordu sohbet edemiyorduk . Ortak noktasımız tek buğlemdi . Ondan konuşmak itek çaremizdi eğer vakit geçsin istiyorsak . " Buğlemle aran nasıl " diye sordu . " Biraz bozuştuk ya" dedim . Gerçekten biraz Jülidecim devam et yalanlarına . " Bayadır bahsetmiyor buğlemde anlamıştım zaten " dedi . " evet , arkadaşlar arasında olur öyle şeyler . " dedim . "Tabi tabi umarım çözersiniz yakın zamanda ." dedi kahvemden bir yudum aldım . cidden şu kahve kadar güzel bir şey yoktu . İçerken kokusu , tadı , sıcaklığı tüm gerginliğimi alıyor sanki bedenim gevşetiyordu . Kan tahlininin sonuçlarını alıp doktora verdim . Birkaç vitamin ilacı verip beni eve gönderdi . Yürürken evde Pamirin olduğu gerçeğiyle yüzleştim . Bugün hakkında konuşur muydu acaba ? Geldiğinden beri hiçbir şey konuşmamıştık . Almanyadan gelen hoca demişlerdi . Almanyada yaşıyordu demek ki yıllardır . . . Binanın önüne geldiğimde merdivenlere oturmuş Tuğkanı gördüm . yanında da zilli vardı . " Merhaba " dedim . Gülümsedi bir eliyle de kediyi okşarken konuştu . " Merhaba . " başka konuşabileceğimiz bir şey yoktu . Merdivene doğru yöneldiğimde duyduklarım sayesinde kalbimde saplıolan onlarca hançere bir yenisi daha eklendi . " sevgilinle aynı evde yaşayorsun . hiç bu kadar rahat olduğunu tahmin etmezdim " dediğinde kötü oldum . Geriye dönüp " anlamadım ? " dedim . " Ne anladıysan o " dedi . Sesi yumuşak değildi . Az önce ki gülümsemesinin ardından bu cümleleri beni şaşırttı . Kızmış gibiydi . " Ağabeyim o " dediğimde gözlerini kocaman açtı . Merdivenlere çıkıp eve girdim . Koltuğa oturdum eve girer girmez . Gözlerimi yumdum . Sakin olmalıydım . Sakin olmak için çabalıyordum . Boğazıma kadar dolmştum . Sanki bir bataklıktaydım ve her geçen gün daha da derine gömülüyordum . Nasıl toparlayacağımı bilemiyordum . Kabullenmeye çalışsamda olmuyordu kafa tutmayı denesem de başaramıyordum . Sevgisizlikten , güvensizlikten , neşesizlikten her geçen gün soluyrdum . Gücümü toparlamam gerekiyordu . Şuan geceyi yaşıyordum ama elbet gündüz olacaktı . Devran dönerdi elbet . Dönmeliydi . Atlatacağımı biliyordum . Bu dönemden de sağ çıkabilirdim ama bu savaşın sonunda kendimden parçalar kaybedecektim . Tuğkan . . . Gönlümü almaya çalışır mıydı ? ona kızamıyordum bile şuan . Kendi ellerimle zafıma koşuyordum . Koltukta uyuyakalmıştım . Uyandığımda üzerimde bir yorgan vardı . Pamir örtmüştü gece herhalde . Bu gün yeni bir gündü . Daha cıvıl cıvıl olmakistediğim bir gündü çünkü gerçekten bu kasvetli ruh halime dayanamıyordum . Birkaç gündür de özel derslerimi erteliyordum bugün onlara yetişmeye çalışacaktım . Kalkıp gerneştim . Her tarafım tutulmuştu . Hazırlanıp dışarı çıktım sabah sabah ağabeyimle karşılaşmamak çok iyi gelmişti . Bu bir işaret olmalıydı. Dışarı çıkıp biraz yürüdükten sonra sağanak bir yağmur başladı . Bir binanın altına girip dinmesini beklesem de kesecek gibi durmuyordu bu yüzden koşmaya başladım . O kadar yağmur yağıyorduki önümü göremiyordum . O sırada yağmur üzerime yağmayı kesti . Üstüme tutulan şemşiyenin sahibiyle göz göze geldiğimde sırıl sıklam olmamın hiçbir önemi yoktu .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD