kıkırtılarımızın arasında Tuğkan " Senide mi uyku tutmadı " dedi . "Evet" dedim . Onu görebilmek için kafamı biraz daha yukarıya çevirdim . O da beni görebilmek için biraz aşığıya eğilmişti . Sormak istemiştim. Mirza benim evime gelmeden önce sonuçta onunlaydı ve geldiğinde direkt Tuğkanla ilgili sorması içime kurt düşürmüştü . Nasıl soracağımı bilemiyordum . Yine de içimde kalıp beni oyalamasındansa sormak için yeltendim. Tam söyleyecekken Gülten teyzenin " Ayy!! ne olmuş bunlara ? " diye sitemlendi . Ben sesi duyduğum gibi içeri girdim korkuyla ancak Tuğkanı görmüştü . " Oğlum ! sen mi döktün ? " dedi . Tuğkan " Gülten teyze bende sese çıktım bardağı düşmüş birinin herhalde "dediğinde "Oy oğlum sen akıllı çocuksun zaten bu benim üsteki zilli kız mı yaptı acaba ? " dedi . Tuğkan yüksek bir kahkaha attığında "ben ona sabah gösteririm " dedi ve içeri girdi . Aslında refleks olarak içeri girmiştim yani . Tuğkan sessizce " Gitti gitti " dedi . "İyi geceler" dedim onun gibi sessizce . . .
Koşa koşa yetişmeye çalışıyordum. Tüm ekip Cafe Hill de buluşacaktık . Mirzanın nasıl yüzüme bakacağını merak ediyordum . Kafeye girdiğimde masaya doğru ilerledim Mirza ve Buğlem yoktu . Laranın yanına oturdum ve sohbet ettik . Konunun nereye varacağını bilsem de onların açmasını bekledim . Bir süre sonra beklenen an geldi . " jülide ... " dedi Doğukan . anlaşılankonuşmayı o yapacaktı . " Buğlemle konuşsan iyi edersin . " Darlanmıştım artık sadece yüzüne baktım . " mirza ne dedi " diye direkt sordum. " Seni korumaya çalışıyor "dedi ve gözlerini kaçırdı . " Evime izinsiz girip bana bağırarak mı " dedim ve ekledim. " Ayrıca kimden koruyacakmış ya " dedim . Doğukan derin bir nefes aldı bir şeyler biliyor ama söylemek istemiyor gibiydi . Lara konuşmaya dahil oldu . "Tuğkanla aran nasıl ? " dediğinde artık sinirleniyordum . Tuğkan onların arkadaşıydı . neydi alıp veremedikleri ? " Tuğkan tuğkan ne bu ? " tartışmak istemediğim için cevap vermelerini beklemeden kalktım . Doğukan oturmam için kolumu tuttuğunda direk gözlerim gözleriyle buluşturdum. Yaptığını anladığında hemen bıraktı . Kafeden çıkarken mirzayla kapıda karşılaştık . Karşı karşıya durduğumuzda benim sağımdan geçip doğukanların yanına geçmek için yeltendi . izin vermedim ve bende sağa adım attım. "Dışarıya gellir misin konuşalım "dedim . Bu saçma olayı sonlandıracak tek kişi bendim . Kaçarak ya da ona bunu konuş hallet demekle olmayacaktı . Başını salladı ve önden ilerdi . Kafenin yan tarfında binanın önününde durduk. Konuşması için onu bekledim. "özür dilerim ."dedi sadece . hala bir şeyler demeden onu beklediğimde "Ne duymak istiyorsun Jülide " dedi. " Bir açıklama yapman gerekmiyor mu ? " diyip kollarımı göğüsümün altında kavuşturdum . Biraz mırın kırın ettikten sonra duymak istediğim açıklamayı yapmaya başladı . "Ben , ben nasıl başlayacağımı bilmiyorum" yutkundu ve biraz çevreye göz gezdirdi . " Tuğkanla yakın olmanı garipsedim . Daha öncesinde hiç başka biriyle yakın olabileceğini aklıma getirmemiştim ." dedi ve ekledi "Bizimle bile samimi olman zaman almışken hiç tahmin etmezdim ." dedi . "Bu muydu Mirza " dediğimde ses tonunu alçaltıp sanki bir sır verirmişcesine " Ben seni kıskandım " dedi . Tıpkı karşımda bir çocuk gibiydi . Mirzanın hallerine alışmamıştım . Sanki her gün başka biriydi . Dün akşamki serseriyle şimdi karşımda duran erkek çocuğu aynı kişi miydi ? "Beni bu kadar benimsediğini bilmiyordum " dedim . "Bir arkadaşını paylaşmak senin için hep böyle zor mudur ? " dedim . Çünkü bu sözlerin altında bir şey aramak istemiyordum . Mirzayla aramız iyiydi ancak bu kadar beni benimsediğini hiç düşünmemiştim . Bir süre sessizlik oluşmuştu Mirza benimle göz temasında bulunmuyordu ilk başta dün akşamdan sonra utandıını düşünmüştüm ancak altında yatan sebep bu değilmiş. "Belkide sadece bir arkadaş değilsindir " yerde olan bakışlarını kaldırıp benimle buluşturdu. " Arkadaşdan daha fazlasındır belki benim için "dediğinde şaşkınlıkla gözlerim açıldı . "nasıl yani ? " dedim . "Ne anladıysan o " dedi. Benden bir tepki vermemi bekledi ama ne diyeceğimi bilemedim . "Bir şey demeyecek misin ? " sustuğumda " şaşırmanı bekliyordum zaten . Bir düşün sonra yine konuşalım " dedi ve kafe doğru gitti. Öylece kaldım binanın önünde. Mirza benden hoşlandığını mı söylemişti ? Bunu kabul edemiyordum . Bunca zamanlık arkadaşlığımızda aramızda hiçbir çekim olmamıştı şimdi bir anda karşıma çıkıp böyle konuşması garibime gidiyordu . Aklımda bir ton düşünceyle kampüse gidip derslerime girdim . Doğukan ders çıkışında denk geldiğimize oturduğu arkadaşlarının yanından kalkıp benim yanıma geldi . " Aramızda bir problem yok değil mi ? " dedi . Başımı sağa sola salladığımda kocaman gülümsedi . "iyi sevindim yarın kahvaltıya gelicem çünkü" diyip omzuma vurup geri dödü . Kahvaltı , unutmuştum . Mirza aklımı darmadağın etmişti . Yarın gelir miydi ? bilemiyordum. Ne hazırlayacağımı planlamam lazımdı.
sabah olduğunu biraz evi toparlayıp poğaca , kızartma ve yumurta yaptım. masayı hazırladığımda fırından simit almak için dışarı çıkmıştım .Simiti aldıktan sonra yaptığım poğaçanın kokusu tüm binayı sarmıştı . Eve geçip gelmelerini bekledim . Kapı zilinin çalmasını duyduğumda geldiklerini anladım. Lara , Buğlem , Doğukan ve Mirza gelmişti. "Hoşgeldiniz " dedim neşeli bir şekilde . Masaya oturduğumuzda herkes poğacalara bayılmıştı . Aklıma Tuğkan gelmişt . Bir tabağa birkaç poğaça ve simit koyup hazırladım . "Birazdan geliyorum "dedim . Bğlem " Nereye ya" dedi ağızı poğaça dolu şekilde. "Tuğkana tabak çıkarayım kokmuştur . "dedim ve üst kata çıktım . Kapıyı tıklattığımda Tuğkan açtı . Üzerinde siyah bir sweat ve altında gri eşofman altı vardı . "Merhaba komşum " dedi ve tabağa baktığında kocaman gülümsediğinde hoşuma gitmişti . "Poğaça yapmıştım da sana da getirdim ." dedim bir anda utangaçlık basmıştı . Kendine gel Jülide ne oluyor ? " Hiç yalan söyleme küçük hanım bu bir rüşvet dimi ." " Rüşvet ?" diye sordum . "Gülten teyzeyle aranı yapmam için " doğru bir de başımda o vardı . "Aman aman duymasın haşlamaya daha gelmedi ." dedim. "Bu taşınman için fırsat " dediğinde evde beni bekledikleri aklıma geldi . Tabağı ona uzatıp "afiyet olsun"diyip almasını bekledim . Aldığında teşekkür etti ve ev döndüm . Yüzümde şapşal bir gülümseme vardı ancak bu gülümsemem içeriye girene kadardı . Mutfağa girdiğimde herkesin suratı asıktı ve masada bir kişi eksikti. Mirza... Masaya otruduğumda mirzanın nerde olduğunu sordum . "Tuğkandan hoşlanmadığını bildiğin halde neden bunu yapıyorsun ?" dedi Doğukan . Beni neden sürekli suçluyorlardı ? neden tuğkana bu kadar taktınız dediğimde Doğukan hızlıca masadan kalktı . "iki şurda keyfimiz vardı mahvettin " diyip mutfaktan çıktı birkaç adım gitti ve evin kapısını üstüne vurup gitti . Donup kaldım . Bir şey yaptığım yoktu . Sıra Buğleme geçmişti . " Seni affedip gelmiştim ama grup içerinde bu kadar tartışma yaratman beni de geriyor " dedi ve ekledi masadan kalkarken " Doğukanın yanına gitsem iyi olur ." ve birkaç adım ardından kapının üstüne vurulma sesi . Hiçbir şey diyemedim . Gİtme ya da neden diye sormadım çünkü çoktan bana cephe almıştılar . Mirzanın onlara ne dediğini bilmiyordum ama bana çok fazla dolmuştular . Laraya baktığımda gitmekistediğini hissettim . Gruptan kimseyle arasını bozmak istemiyordu . Tek varlığı arkadaşlarıydı . Benim yüzümden Laraya da cephe alsınlar istemezdim . "Git sende bak bakalım Doğukana "dedim . İsteksizce kalktı. "jülide biliyorsun - " onu üzmemek için lafa girdim "Önemli değil biliyorum , hadi " dediğimde Lara kapıya yöneldi ve o da gitti . O an içimden keşke gitmese diye geçirdim . Koskoca masda öylece kalmıştım . Tabaklar dolu bir şekilde duruyordu . Tıpkıneşemiz gibi sıcaklığı kaçan poğaçalar ordaydı . Daha bir yudum bile alınmamış çaylarda tabakalrın yanında öylece duruyordu. masayı toplamak istemedim . İçim burkuldu . Kendimigerçekten kötü hissettim . Ne kadar duvarlarımı indirmesem de sonuçta onlar benim arkadasımdı . Onların varlığına bu kadar alıştığımı fark etmedim . Umursamıyordum ama zamanla demek ki yer edinmişler . Acaba Mirza da mı böyle hissetmişti ? Gözyaşlarım pıtır pıtır dökülüyordu . Şimdi arkadaşlığımız bitmiş miydi ? Böyle bitmesini istemezdim . Er ya da geç her arkadaşlık bitebilir ancak bu benden kaynaklıydı . Onlar kafe hill e gittiklerinde ben artık ayrı bir masada mı oturacaktım ? Ellerimle gözyaşlarımı sildim . Hiç böyle hayal etmemiştim . Neşeli güzel bir sabah mahvolmuştu .Benim yüzümden ...
Ne kadar süre o masanın başında ağladığımı bilmiyorum . Ağlamak içimi rahatlatmıştı . Şimdi kendimi daha iyiyi hissediyordum . Sadece bugünden sonrasını merka ediyordum . Onlarla aynı masaya tekrar oturabilri miydim ? Sorular dönüp duruyordu . Masayı topladım . Sonra zil sesiyle içime bir umut doldu . Artık hisleriimi kontrol edemiyordum . Kontrolu kaybetmiş gibiydim . Aslında her zaman temkinli ilerlerdim . Fark etmeden içimden bir şeyler değişmiş. Kimseyi zafım yapmayacağıma inanıyorken birden arkadaşlarımın nasılda beni etkilediğini fark etmem sadece birkaç olumsuz cümlelerine bakmıştı . Hayatın hızlı temposundan koptuğum bir durakmışlar... Kapıyı açtığımda karşımda beklediğim kişilerden biri yoktu . Tuğkan vardı. Bu olayların yaşanmasına sebep olan benim yanımdaki başrol . Elinde gördüğüm tabağımı alıp kapıyı kapatacakken "İyi misin " dedi . Kapının aralığında "evet" diyip kapattım . Hiçbir suçu yoktu . Bunu biliyordum ama eminim ki biraz konuşsaydım ya da baksaydım dertleşmek isteyecektim . Beni telkin etmesini ve kocam o güzel dişleriyle gülümsemesini isterdim .Bu konuda konuşabileceğim son kişiydi . Hemde ne anlatcaktım ki . Ben bile zorlanıyorum anlamkta . Tabağı bırakıp telefonu elime aldım . Yelizden mesaj gelmişti . Yarınki dersin saatini biraz ileri alabilir miyiz diye dormuştu . Yanıt veriğimde alttaki diğer bildirimi fark ettim . Gruptan çıkarıldınız yazıyordu . İnanamadım . Bitmişti . Arkadaşlığım bitmişti ve buna neden olan şey çok saçmaydı ama iyi olmuştu bu şekilde onlardan daha kolay kopabilecektim . Zihnimde bir ses yankılandı . bu ses benim ilmek ilmek oluşturduğum koruyucu , savunmacı sesti . "Böyle bir nedenden seni bırakmak istiyorlarsa sen üzülmek yerine kurtulduğuna sevin " dedi . Kolay değildi insan duygularını bir yere kadar kontrol edebiliyordu . Yeterince üzülmüştüm bu kadarı fazlaydı bile . Yarın yelizle olan özel dersten sonra bir ikit tane veli ile görüşüp yeni özel dersd ayarlamaya çalışcaktım . Tıpkı ağabeyimden sonra olanlar gibi yeni bir sayfa açmam ve düzen oluşturmam gerekiyordu . Ağabeyim ... bu konuyu hiç açmak bile istemiyorum . Onu kalbimin en derin mahzenlerine sakladım şimdi de yıllardır süren arkadaşlığımı rafa kaldırmam gerekiyordu . Uyumak istedim . Sürekli beni yoran olaylara ya da kişilere karşı ya nefret beslerdsim ya da uykuya koşardım böylece düşünerek daha çok üzülemezdim . Ağabeyimel yaşananlardan sonra bir hafta sadece uyuyup yemek yemekten başka hiçbir şey yapmamıştım sonrasında da içime nefret tohumları ekmiştim ondan nefret ederken onu özleyemez veya yaşananlardan dolayı ağlayamazdım . uykuya dalmaya çalışırken kapı zili yine çaldı . Artık bu kapı zilinden de nefret ettmeye başlamıştım .
kalkmaya ne kadar üşensemde ısrarla basılan zil uyumama izin vermiyordu . Gelecek kimssemde kalmamıştı .Gelebilecek biri aklıma gelmiyordu . Ayaklarımı sürte sürte yataktan kalkıp kapıya açtım . Karşımda Gülten teyze vardı . Kaşlarını çatmış bana bakarken kızmak için geldiğini anlamıştım . "Kızım ne bu yüzünün hali?" diye lafa girince şaşırdım . Ağladığım için gözlerim şişmiş olmalıydı . Hassas olan cildimin kıpkırmızı olduğunu hiisedebiiliyordum zaten. " Biraz gribim " diyip geçiştirdim . " Zilli kız niye söylemedin bana ıhlamur bir şey yapardım " dedi . " Önemli değil Gülten teyze yarına toparlanırım . " dediğimde "Beyaz çamaşırlarıma kahveyi döktün diye kızacaktım ama şimdi olmaz iyileşte öyle bir güzel kızayım sana " dediğinde onu onaylar şekilde başımı salladım . Gitse iyi olrdu çünkü gerçekten yatmak istiyordum . Onu endişelendirmek istemesemde ancak bu şekilde söyleyebilirdim çünkü sorup eşelemesini istemiyordum. "Hadi yat dinlen sabah ben bakarım sana yine " dedi "Tamam gülten teyze diyip merdivenlerden inmesini bekledim ardından da kapıyı kapattım . uykuya dalmaya çalışırken kapı zili yine çaldı . Artık bu kapı zilinden de nefret ettmeye başlamıştım .
kalkmaya ne kadar üşensemde ısrarla basılan zil uyumama izin vermiyordu . Gelecek kimssemde kalmamıştı .Gelebilecek biri aklıma gelmiyordu . Ayaklarımı sürte sürte yataktan kalkıp kapıya açtım . Karşımda Gülten teyze vardı . Kaşlarını çatmış bana bakarken kızmak için geldiğini anlamıştım . "Kızım ne bu yüzünün hali?" diye lafa girince şaşırdım . Ağladığım için gözlerim şişmiş olmalıydı . Hasas olan cildimin kıpkırmızı olduğunu hiisedebiiliyordum zaten. " Biraz gribim " diyip geçiştirdim . " Zilli kız niye söylemedin bana ıhlamur bir şey yapardım " dedi . " Önemli değil Gülten teyze yarına toparlanırım . " dediğimde "Beyaz çamaşırlarıma kahveyi döktün diye kızacaktım ama şimdi olmaz iyileşte öyle bir güzel kızayım sana " dediğinde onu onaylar şekilde başımı salladım . Gitse iyi olrdu çünkü gerçekten yatmak istiyordum . Onu endişelendirmek istemesemde ancak bu şekilde söyleyebilirdim çünkü sorup eşelemesini istemiyordum. "Hadi yat dinlen sabah ben bakarım sana yine " dedi "Tamam gülten teyze diyip merdivenlerden inmesini bekledim ardından da kapıyı kapattım .
Gül bahçesi vardı önümde . Bembeyaz güllerden oluşan bir bahçe . O kadar güzeldi ki . Etraf yemyeşilde . Yürüme mesafesi kadar uzaklıkta küçük bir ev vardı . Hava güneşli etraf aydınlıktı . Güllerin içinde yürümeye başladım . Burnuma çok güzel kokular geliyordu . Yürüdükçe kimin bu bahçeyi bu kadar güzel yaptığını merak ettim . Önümdeki gülün üzerinde kırmızı bir leke gördüğümde durdum . Yakında bakınca kana benzendiğini fark ettim . Ardından önündeki gülde ve yanındakinde de kanlar vardı . Sonra daha hızlı yayılmaya başladı ve hava karardı . Kafamı gökyüzüne kaldırdığımda kanlar yağıyordu . Bembeyaz güller artık kıpkırmızı bir örtüyle örtülmüştü . Koşmaya başladım . Bu kanlı yağmurdan sığınacak bir yer arıyordum . Sağa sola bakarken ayağımın boşuktan aşağıya adıma tması ve düşmem bir olmuştu . Uçurumun kenarına geldiğimi kanlardan görememiştim . Kısa bir boşluktan sonra yere çakılmaya ramak kala sıçrayak uyandım . Yine kabus görmüştüm... Asla bitmeyen kabuslarım peşimi bırakmıyordu. Rüya defterimi alıp hemen yazdım. Çok az sayfanın kaldığını fark ettiğimde bu bitireceğim altıncı rüya defterim olacaktı . Yarın bir de defter almalıydım . Ayaklarımı bazadan sarkıtıp ayılmayı bekledim .