Sabah ezanında uyansam da, kollarında olduğum adamın sıcaklığını biraz daha hissedebilmek için bir süre sessizce yanında uzanmayı seçmiştim. Çünkü bu sondu. Birazdan yapacağım şeyden sonra Tuğrul'u tümden kaybedeceğimi biliyordum. O ne kadar âşık bir adam olursa olsun, koynundan kaçıp giden bir kadına anlayış göstereceğine inanmıyordum. Burada onu böyle uyurken terk edip gidersem, kalbinde büyük bir yara açacağımı biliyordum. Zaten bunun gerekli olduğunun da farkındaydım, aksi halde o benden asla vazgeçmezdi, dün bunu daha da iyi anlamıştım. Yüzüne baktım uzun uzun. Uyurken bile kalbimin heyecanla atmasına sebep olması ne acıydı. Tıpkı bundan sonra bunu her istediğimde yapamayacağımı bildiğim gibi acı... "Affet beni," diye fısıldadıktan sonra kokusunu içime çeke çeke yanağına tüy kadar

