Yine sıradan bir pazar akşamıydı. Annem salonda oturmuş akşam haberlerini izlerken, Tülay'la ben de mutfaktaydık. Ben kendi düşüncelerimin arasında boğulmuşken Tülay son günlerde yaptığı şeyi yapıyordu. Gazete ilanlarında kendine uygun bir iş arıyordu. "Keşke üniversiteyi bırakmış olmasaydım. Şu an bunu yapmış olduğuma o kadar pişmanım ki." Gülümsedim. Tülay'a cesaret vermek adına elini tutup sıktım. "Hâlâ geç değil. Istersen tekrar üniversiteye gidebilirsin," dedim. "Yok be Nursena, benden geçti artık. Kafam ders mers almaz bu saatten sonra. Hem hangi parayla okuyacağım?" "Niye öyle söylüyorsun? Hem çalışıp hem de okuyan birçok kişi var. Hem ayrıca Tuğrul da seni destekler bu konuda, bunu biliyorsun." Içini çekti Tülay. "Belki sonra fikrim değişir ama şimdi önceliğim bir iş bulmak."

