"Senin için geldiler."

1476 Words

Dudaklarımın üzerinde hissettiğim o sıcaklık bir anda kaybolduğunda, gözlerimi araladım. Avuçlarımın içi bomboştu. Yapayalnızdım. Ne yani, öptüm diye beni bırakıp gitmiş miydi? Sırtımı ağaçtan ayırıp, birkaç adım attım. Ayaklarımın altında kıtırdayan kuru ağaç dallarının sesi hariç bir çıt bile yoktu etrafta. Birkaç adım sonra durup kendi etrafımda dönmeye başladım. "Zubea! Neredesin..." diye seslendim etrafa bakarak. Bu an ağaçların arkasından birinin koşarak geçtiğini görüp irkildim. Siyah bir gölge gibiydi. Bu beni artık korkutmuyordu. Onlara alışmıştım. Geri dönüp yerdeki sepeti aldım ve oraya doğru koşmaya başladım. Ağaç dallarının arasından sızan yakıcı güneş, resmen baharı getiriyordu. Kulağıma ilişen karga sesleri bir anlık tökezlememe neden olurken, toparlanıp koşmaya devam

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD