Gülnaz’la birlikte ocağın başına geçtik. Gülnaz, gerçekten sabırlı ve iyi niyetli bir kadındı; bana Mardin mutfağının inceliklerini, Ateş’in damak tadını anlatmaya başladı. "Bak Aşkın," dedi fısıltıyla, "Ateş abim dışarıdan sert görünür ama sevdiği yemeği önünde gördü mü yumuşar. Özellikle bu içli köfteyi tam istediği gibi yaparsan, sana olan bakışı değişir." Ben ellerimi hamura daldırmış, dikkatle Gülnaz’ın gösterdiklerini yapmaya çalışırken Melek yanımızda dolanıp duruyordu. Sürekli bir bahane bulup işimizi bölüyor, hizmetçilere emirler yağdırıp ortamı geriyordu. Hanife Hanım’ın anahtarları bana vermesini hala hazmedemediği her halinden belliydi. Tam o sırada, kucağında dev bir salça tepsisiyle yanımızdan geçen hizmetçi kıza çarparmış gibi yaptı. Melek’in sinsi bir hamlesiyle kız den

