Savaş Arslanlı’nın hayatı sıkıntılarla geçmişti. Annesiz ve babasından nefret eden bir çocuk olarak büyümüş, kalbi taşlaşmaya çok küçük yaşlarda başlamıştı. Dedesi Agah bey çok saygıdeğer bir adamdı. Savaş çocukken sık sık mafya babalarının el öpmeye dedesine geldiğine şahit olurdu. Agah Arslanlı gençliğinde yeraltı dünyasının hatırı sayılır kısmını büyük bir otorite olarak yürütmüş daha sonra bu mirası torunu Savaş’a bırakmıştı. Dedesi, Savaş Arslanlı’nın tek idolüydü. Dedesinin evinde büyürken hayata hazırlanmış zamanı gelince de her şey altın tepside önüne sunulmuştu. Savaş, Arslanlı soyadı sayesinde hiçbir çaba sarf etmeden en büyük olmuştu. Tabii henüz 22 yaşında genç bir delikanlıyı güçsüz görüp saldıranlar olmuştu ama Savaş hepsine gerçek bir lider nasıl olur göstermişti. K

