ALPER Ailemiz gün geçtikçe daha da kalabalıklaşıyordu. Eskiden yalnızca annem ve babam varken, şimdi iki annem, iki babam olmuştu. Hayatımda ilk kez bu kadar karmaşık ama aynı zamanda derin bir aile bağı hissediyordum. Özellikle Hülya Hanım’a karşı beslediğim duygular, öz babama olan hislerimle kıyaslandığında çok daha farklıydı. Onun varlığı sanki çocukluğumdan beri hayatımın bir parçasıymış gibi doğal geliyordu. Belki de hikayesini bildiğim için onu hayatıma kabul etmem çok daha kolay olmuştu. Sonuçta beni isteyerek terk etmemişti, bizi yalanlarla birbirimizden ayırmışlardı. Bu gerçek, ona karşı duyduğum şefkati ve bağlılığı derinleştiriyordu. Gece, hastane odasında dördümüz bir aradaydık. Sidra, ben, Havin ve oğlumuz Ateş. Ateş bebek yatağında masum bir huzurla uyuyordu. Havin ise ref

