Jandarma.

1289 Words

* * * * * Beni yatağa fırlattıktan sonra üstüme eğildi, ama acele etmedi. Gözleri hâlâ üzerimdeydi; ela, karanlık, doymak bilmez. Nefesim o kadar hızlıydı ki konuşamıyordum, sadece göğsüm inip kalkıyordu, boğazımdan kesik kesik sesler çıkıyordu. Elleri bileklerimi hâlâ başımın üstünde tutuyordu, ama yavaşça bıraktı. Parmakları kollarımın iç kısmından aşağı kaydı, tüy gibi hafif, ama tenimde ateş gibi iz bırakarak. Sonra aşağı indi. Göğüslerimden karnıma, oradan kalçalarıma. Parmakları iç çamaşırımın kenarına ulaştı. Kumaşı yavaşça, kasıtlı olarak sıyırdı. Soğuk hava çıplak tenime çarptı, ama onun nefesi hemen ardından geldi – sıcak, ağır, ıslak. İç çamaşırını ayak bileklerimden çıkarıp yere attı. Artık tamamen çıplaktım, savunmasız, açıkta. Bacaklarımı sertçe iki yana ayırdı. Dizlerim t

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD