O sırada Artemis’te… Sarayın sessiz koridorları, James’in yokluğunda farklı bir melodi taşıyordu. Normalde onun adımlarıyla yankılanan taş zeminler, şimdi fısıltılarla dolup taşıyordu. Gölgeler uzamış, ihtişamlı duvar halıları bile eski görkemini yitirip ağır bir hüzünle sarkmış gibiydi. Taht odası, James’in güçlü varlığına hasret bir halde sessizdi. Fakat bu sessizlik, benim planlarım için bir armağandı. Uzun zamandır beklediğim fırsat nihayet gelmişti. James’in krallığına olan inancın zayıfladığını hissedebiliyordum. Halk, onun her kararını sorgulamaya başlamıştı bile. Soylular ise taht odasından yayılan boşluk hissiyle huzursuzluk içindeydi. Kraliyet gücü sarsılmıştı ve bu sarsıntının ardından gelen karmaşayı yönlendirmek benim elimdeydi. Bir zamanlar bu sarayın ihtişamlı balo salonl

