Bir yandan içim kan ağlıyordu, bir yandan aklım parçalanıyordu… Çünkü kalbim başka, mantığım bambaşka bir şey söylüyordu. Benim abim… O, dünyanın bütün suçlarına bulaşırdı belki. Silah çeker, adam döver, tehdit ederdi. Ama bir kadına el kaldırmazdı. Hele ki savunmasız birine, asla bu denli ruhuna işleyecek bir zarar vermezdi… İnanmak istemiyordum. Çünkü tek bir konuda abime kefildim: bir kadına zarar vermezdi. Yüreğimle yemin edebilirdim buna. Berdan’ın kollarının arasından sıyrıldım, birkaç adım geriledim. Göz göze geldik. Gözlerim yaşla doluydu ama netti bakışlarım. “Şimdi ne olacak, Berdan?” dedim, dudaklarım titreyerek. “Abim yapmaz. Eminim, o yapmaz!” Berdan’ın yüzü kasılmıştı, sesi ise soğuk bir kararlılıkla çıktı: “Gereken neyse o olacak, Arin. Ne eksik, ne fazla.” Başımla s

