Her şey… her şey bir kâbus olsun istedim. Gözlerim kör, kulaklarım sağır, dilim lal kesilsin… Duymayayım o cümleyi, Görmeyeyim abimin kanla yazılmış sonunu, Ve susayım… sonsuza dek susayım da kimse anlamasın içimdeki kıyameti. Bedenim değil, ruhum kanıyordu. Her nefesim, her hücrem parçalanıyordu. Yalvarıyordum içimden… “Ben düşeyim o toprağa, abim değil… beni alın yerin altına.” Ama ne çare… dünya duymuyordu bu iç sesimi. Ve o adam… o zalim… O adam babalık sözüyle beni diri diri mezara gömüyordu. O adam… merhameti olmayan, gözümde cehennemin diğer adıydı. Beni her seferinde öldüren, sonra tekrar mezarıma gelen oydu. Beni her duada lanetleyen, sonra o laneti bile üstüme kıskanan yine oydu. Bir çocuğa babalık edecek kadar insan değildi o. Berdan Karaşah… ölüm gibi soğuk, kader gibi k

