28 Ağustos / 17.20
Hava çok güzeldi. Deniz kenarında oldukları için daha da güzel geliyordu. Görev yeri denize sıfır bir evdi. Verilen bilgiye göre Feyzullah denen bir adam karısını sekiz aydır aldatıyordu. Karısı yeni fark etmişti çünkü banka hesaplarını kontrol ettiğinde yüklü miktarda para kayıp olduğunu görmüştü. Daha sonra araştırdığında 1 hafta önce bu evi aldığını öğrendi. Bu ev adamın metresine aitti. Hal böyle olunca kadın delirip patrona ulaştı. Şimdi ise on adam villanın önünde pusu kurmuş Ecmel’den gelecek işareti bekliyordu. Ecmel doğrudan evin kapısını izliyordu. Gelen giden biri var mı onu gözetiyordu. İzlemeye beş dakika kadar devam ettiler. Beş dakikanın sonunda bir araba gelmişti. Simsiyahtı. Camları filmliydi. İçi gözükmüyordu, bu yüzden kimin geldiğini göremediler. Ta ki yolcu kapısı açılana dek. İçinden Aynı Ecmel’in saç renginde upuzun saçlı, uzun boylu, şık görünümlü oldukça bakımlı bir kadın inmişti.
Feyzullah'ın sevgilisi bu kadın olmalı diye düşündüler. Araba kapıdan uzaklaştığında başka bir araba yanaştı. İlkinin aksine çok daha spor bir araç yanaştı. Kırmızı renkti. iki koltuklu bir arabaydı. İçinden genç bir adam indi. yirmi- yirmi bir yaşlarındaydı. Burada ne işi var diye düşündü Ecmel. Çünkü evde iki kişi olacaktı. Biri Feyzullah birisi de sevgilisiydi. Çünkü plan bu bilgiye göre tasarlanmıştı. Ekstra kişilerin özellikle de çocuk sayılacak bir gencin orda olması işleri rayından çıkarabilirdi.
Ecmel'in telefonuna o anda bir mesaj geldi. Göreve başlama vakti gelmişti. Keskin nişancı evin içini görebilecek bir konuma yerleşmek için ayrılırken. Ecmel telsizden herkese bir uyarı yaptı.
"Çocuğun kılına bile zarar gelmeyecek!"
Ecmel'in belli kuralları vardı. Ve bu kurallar kimse tarafından ne amaçla olursa olsun çiğnenemezdi.