Hastane çıkışında Elvan’ın adımları hâlâ biraz yavaştı, ama gözlerinde bir kararlılık vardı. Yanında yürüyen Derya, çantasını taşımakta ısrar ederken Baran arabayı getirmek için öne geçmişti. — “Gerçekten iyisin değil mi?” diye sordu Derya, koluna hafifçe dokunarak. — “İyiyim,” dedi Elvan, hafifçe gülümseyerek. “Hem, sizin gibi iki kişi yanımdayken iyi olmamak mümkün mü?” Birlikte hastane çıkışına ulaştıklarında Baran arabayı çoktan yana çekmişti. Kapıyı açarken Elvan’a dönüp, — “Yavaş yavaş. Acelemiz yok,” dedi. Yol boyunca radyo kısık bir sesle çalıyor, arabanın içinde huzurlu bir sessizlik hakimdi. Elvan camdan dışarı bakıyor, kafasında Zelal’e ne söyleyeceğini planlıyordu. Derya ise ön koltukta, göz ucuyla Baran’a bakmadan edemiyordu. Onun sakinliği, dikkatli sürüşü, Elvan’a karşı

