AVİN “Hayvan herif!” Diye mırıldandım. Ben soyduğu yetmiyormuş gibi birde üzerime oturup zorla pansuman yaptı. Sanki ben yapamıyorum, sanki ben bilmiyorum! Boyu uzun olduğu gibi ayı gibi de ağırdı. Kasıklarımdaki sancı resmen bir kez daha gösterdi kendini. Ne yiyor Allah aşkına bu! Bacaklarıma oturduğu yerler bile sızlarken önüme küçük bir tepsi bıraktı. Dumanı üzerinde tüten bir çay, su ve ilaç vardı. “İtiraz edecek halim kalmadı…” diye kendi kendime homurdandım. Bana yaptığı onca şeyden sonra iyiliğimi düşünüyor gibi yapması bir o kadar saçma ve basitti gözümde. Tepsiyi önüme bırakırken göz ucuyla bana baktığını fark ettim. “Bunlar ne?! Birde bana iyilik mi yaptığını sanıyorsun sen?!” Diye tersledim. Ama cevabı sakin ve netti. “İç şunu, ateşin var, ağrılarına da iyi gelir, şu dağ

