Silah sesi yankılandı. Zaman bir an durdu, nefesler tutuldu. Elif gözlerini kapadı, soğuk metalin şakağındaki ağırlığını hissederek ölümün ne kadar yakın olduğunu düşündü. Ancak beklediği acı hiç gelmedi. Gözlerini açtığında, karşısındaki adamın gözleri dehşetle açılmış, dudaklarından belli belirsiz bir inilti çıkmıştı. Adam, ağır çekimde geriye doğru sendeledi ve yere yığıldı. Demir, dumanı tüten silahını indirirken derin bir nefes aldı. “Bana kimse sevdiklerime dokunabileceğini sanmasın,” diye tısladı. Elif, nefesi kesilmiş bir şekilde Demir’in yüzüne baktı. Ellerinin titrediğini fark etti ama buna vakti yoktu. “Çıkmalıyız buradan,” dedi Aras, arkasını kollayarak. “Diğerleri hâlâ peşimizde.” Demir, Elif’in elini tuttu. “Beni takip et.” Gece, karanlık ve tehditkârdı. Dar sokaklardan

