İlk Görev

891 Words

Elif, elini kapının soğuk metaline koyduğunda, içindeki korku daha da büyüdü. Nefesi düzensizdi. Bedeninin her hücresi kaçmasını söylüyordu ama aklı ona başka bir şey fısıldıyordu: "Eğer şimdi kaçarsan, Demir seni bulur. Ve bu sefer gerçekten bir şansın olmaz." Yutkundu. Ellerinin titrememesi için kendini zorladı ve ağır kapıyı itti. Kapı, paslı menteşelerinden inleyen bir sesle açıldığında, içeriden gelen nemli, ağır bir hava yüzüne çarptı. İçerisi loştu. Tavandan sarkan zayıf bir ampul, sadece ortalığı yeterince aydınlatıyordu. Depo genişti, eski tahta sandıklar ve metal raflarla doluydu. Ama en çok dikkatini çeken şey, ortada sırtı dönük oturan bir adamdı. Elif’in kalbi göğsüne vurdu. Burada biri vardı. Adam kıpırdamıyordu. Sanki nefes bile almıyordu. Ölü müydü? Elif bir adım att

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD