Bir işe başlayınca bitirmek gibi bir takıntım var kitap okurken de kitabı bitirmeden uyuyamazdım ama ilham kaçınca da devam edemiyorum o yüzden bu hikayeye devamkeee :))
"Bu gece burda uyuyayım mı gülüm. Hem yatağa da siftah yapmış oluruz"diye sırıttı.
Kutay dürümü ağzına alıp kocaman ısırmadan önce kurmuştu cümlesini.
Siftahmış ay götüm. Yatakta azcık yiyişek öpüşek diyemiyor da uyuyak diyor ırzına limon sıktığım.
"Yok ben salonda ki koltukta yatarım, çift kişilik çarşaflarım yok."
Kutay hayal kırıklığı eşliğinde lokmasını yuttu. Ayranından büyük bir yudum aldı. Yavrum yaa boğazında kalacaktı az daha.
"Tamam o zaman çarşaf aldığında gelirim" dedi masumca.
Götünü ısıracam sonunda bu çocuğun. Sırıttığımı görünce kızarak baktı.
"Bilerek yapıyorsun demi?"
"Evet seninle oynamak hoşuma gitti"
Bir zamanlar dükkanda benimle uğraşmasının bahanesi olarak söylemişti. Şimdi aynı cümle karşısına çıkınca kaşlarını çattı.
Surat ifadesine dayanamayıp güldüm.
"Nasılmış mahalle abisi acıttı demi?"
"He la bi kötü oluyormuş insan"
Yemeğim bitince gülerek bir sigara aldım ağzıma, ucunu yakıp içime çektim.
Benim hayvan yarim ikinci dürümü yediği için önce bitirmiştim. O da ayranından son yudumunu alıp eli ceketinin cebindeki sigara paketine gitti. Paketin ambalajını açmadan elimle durdurdum.
"Dur dur bende var senin sigarandan" deyip çekmecedeki açık paketi önüne koydum.
Kutay paketi açıp içine baktı. İki tane boşluk vardı. Bana gülümseyerek bakınca sigaramdan nefes çekip omuz silktim.
"Bi deneyeyim dedim ama içilmiyor anasını ya"
Kutay paketten bir dal çıkartıp dudaklarına koydu ama yakmadı. Sehpadaki çakmağı çenesiyle işaret etti. Çakmağı alıp sigarasının ucunu yaktım.
"Eyvallah gülüm"
"Biz garip bir çift olduk" dedim birden
Sigarasından derin bir nefes çeken Kutay o ne demek oluyor der gibi göz kırptı.
"Bir duruyoruz birbirimizi emcürüyoruz, bir duruyoruz kavga ediyoruz, aynı anda kavgaya dalıyoruz. Oturmuş kırk yıllık evliler gibi yemek sonrası sigaralarımızı içiyoruz. Birbirimizi tanımadan bir ilişkinin içine giriyoruz. Biraz farklı ilerliyoruz sanırım"
Kutay bir süre öylece kaldı. Yüzünden aynı anda farklı duygular geçti. Şüphe, mutluluk, korku.
Eğilerek dirseklerini dizlerine dayayıp uzun uzun gözlerimin içine bakıp sigarasını bitirene kadar bekledi. Sonrada boş ayran kutusunun içine izmati attı. Cıss diyen ses sessizliği böldü.
"Bu seni korkuttu mu?"
"Nasıl yani?"
"Beni tanımadan seni öptüğüm ve bir ilişkiye girdiğin için. Farkındayım biraz hızlı ve değişik ilerledik ve seni bir yıl boyunca bekleyip izleyen bendim. Sense damdan düşer gibi benimle sevgili oldun. Bunun cevabı beni korkutuyor ama pişman mısın Yakup?"
Ciddiyetten nefret ediyorum yaa. Ama şu anda ciddi olmam lazımdı. Çünkü bu soruyu bir aydır hiç sormamıştık kendimize.
Kafamı iki yana salladım ve tekrar sigara yaktım. Kutay'ın daha ayrıntılı bir cevap beklediğini biliyordum. O da bir sigara yaktı.
"İstanbul'da sadece günümü tamamlamak için yaşadım. Hiç kimseden bir beklentim yoktu. Buraya geldiğimde de aynısını yapıp yaşayıp gidecektim. Milyarlarca insanın arasında hiç kimseye dokunmadan ilerleyebiliyordum. Ama sen çıktın karşıma ve bildiğim her şeyi tepetaklak ettin. Birini sevebilceğimi fark ettim. Benim gibi deli birini" deyip sigaranın külünü ayran kutusuna çırptım.
Kutay sessizce sigarasını içip beni dinliyordu. Ne hissettiğini anlamak zor değildi. Çakır gözlerinde sevgi vardı, saklamadığı, sakınmadığı bir sevgi.
"Beni arabada ilk öptüğünde kafam karıştı, acaba bu da başka bir taktik mi diye düşündüm ama sen peşini bırakmadın. Her gün dükkana gelip benimle uğraşmak bahanesiyle görmek için geldiğini de biliyordum ama anlayamıyordum." dedim gülümseyerek
Kutay yakalandığını anlayıp gülerek başını eğdi. Öyle güzel gülüyordu ki. Mahalle abisi nasıl güler diye merak edeyim derken aslında Kutay nasıl gülüyor diye merak etmişim meğerse.
"Soruna gelecek olursak yiğido. Pişman falan değilim. Tam tersine bundan sonra ne olacak, ne yapacağız diye merak ediyorum. Bomboş olan kalbim heyecanla atıyor artık."
Kutay başını yerden kaldırdığında gözlerinin içine baktım.
"Aslında teşekkür ederim mahalle abisi benden vazgeçemediğin için" dedim.
Ahhhh kahretsin çok fazla duygusal konuşmuştum. Burnumun direği sızladı anasını yaaa.
Kutay koltukta yanına eliyle vurdu.
"Gel azcık yamacıma yavrum çok uzak kaldık"
"Harbi ha" deyip tekli koltuktan kalkıp yanına oturdum. Kolunun altına alıp başımı göğsüne yasladı. Yine kalbi hızlı atıyordu ve biliyordum artık benim yanımda hep böyle atacaktı.
"Sakın bizden korkma yavrum. İlişkimiz için her şeyi göze alacağıma her şeyi yapacağıma emin ol."
Başımı göğsünden kaldırıp dudaklarına büyük sesli bir öpücük bıraktım.
"Senin götünü yiycem en sonunda" dediğimde Kutay güldü.
Saçlarıma dudaklarını bastırıp bir kaç kere öptü.
Biz yine dayanamayıp çarşafsız çift kişilik yatağa yatmıştık. Sırtımı yan yatan Kutay'a döndüğümde koluyla beni sarıp iyice kendine bastırdı. Bir bacağını bacaklarımın arasına koydu. Elini karnıma koyup okşayarak ensemi öptü, sonra saçlarımı öptü.
"İyi geceler kurban olduğum"
"İyi geceler götünü yediğim."
Sabah uyandığımda başım Kutay'ın göğsünde onun kolu omzumdaydı. Uzanıp dudaklarından öperek uyandırdım. Başta mızmızlansa da gözlerini ovuşturarak uyanıp o da uzanıp dudaklarımdan öptü.
Beraber evden çıkıp önce dışarda güzel bir kahvaltı yaptık. Yemiyon sen yemiyon diye diye masayı doldurdu. Kahvaltıdan sonra da beni dükkana bırakıp işe gitti. Bugün işten sonra beni emlak ofisine götürecekti. Nerede çalıştığını da görmek istiyordum. Artık hayatına dahil olmak istiyordum.
Akşam iş çıkışı önce kendi evime uğrayıp duş alacaktım. Beni de evden alıp götürecekti. Mahalleye girdiğimde beni görenler selam veriyordu artık. İki mahallede de tanınmıştım Kutay sayesinde. Kutay abinin yanındaki çocuk diyorlardı benim için. Bilseler yavuklusu olduğumu elimize el bombası tutuştururlardı bilirim.
Bizim mahalleye girdiğimde yanımdan bir araba geçti yavaşça. Kutay'ın arabasıydı bu. İçinde emcürdüğüm yan koltuğunda da bir kız.
Anlamadım anlamadım sahneyi tekrar edin. Kutay'ın arabası az önce yanımdan geçti. Evet sonra. İçinde Kutay ve bir kız vardı.
Tamam anladım teşekkür ederim. Elim telefona gitti.
Yavuklum: İlişkimiz için elimden geleni yapacağım dediğin bu muydu dürzü?
Emcürdüğüm: Ne oldu ağzını yediğim biri bir şey mi yaptı ya da dedi??
Yavuklum: Başkasına gerek kalmadı anası güzel. O yanındaki kız kim?
Emcürdüğüm: Bahar
Yavuklum: Sonbahar rüzgarların olup götüne şimşekleri sokarım Kutay kim dedim sana???
Emcürdüğüm: Aha dellendin, evinin oraya geliyorum bekle.
Yavuklum: Gelme götünü siktiğim. Gelişini gidişini sikerim senin. Gözüme gözükme.
Emcürdüğüm: Aboovvv.
Gelme dedim ama biliyordum paşa paşa gelecekti götünü pıçakladığım.
Eve girmemle kapımın çalması arasında bir iki dakika sürmüştü. Yüzüne karşı küfür edebilmek için kapıyı açtığımda karşımda Kutay yanında da arabadaki kız vardı.
"Lan öküz oğlu öküz diyeceğim babana laf gidecek. Kırığınıda mı getirdin lan şerefsiz"
Kız şaşkın şaşkın yüzüme bakarken Kutay gülerek
"Demiştim" dedi.
Kızda ona dönüp kıkırdadı.
"Gülüm bir içeri geçelim de öyle küfür et, tüm apartmana ifşa edicen bizi" deyince kendime geldim.
Kızın yanında bana gülüm demesine mi sevineyim, apartman duydu mu diye götümü mü tutuşturayım bilemedim.
Kenara çekildiğimde ikisi de ayakkabılarını çıkartıp içeri salona geçtiler. Menteşeleri benden gevşek kapıya uzun uzun bakıp kapattım.
Bende salona geçince Kutay ayakta kız koltukta otururken buldum.
"Tamam dur sen ebemi bana tersten göstermeden önce beni dinle yavrum"
Kollarımı önümde kavuşturup ayağımla yerde ritim tutarak bekledim.
"Biliyorsun emlakçıyım demiştim. Ofiste çalışan kızı sen görür de ölümlerden ölüm beğendirirsin bana diye başka bir arkadaşın yanında iş ayarlayıp iki aylıkta parasını verip çıkarttım. Ama ofiste ben yokken işlere bakacak biri lazımdı. O yüzden bende teyzemin kızı Bahar'ı işe aldım."
Cümlenin sonunu duyunca derin bir nefes verdim. Ama bi dakika deyip parmağımı kaldırıp kendimi ve kendisini göstererek ağzımı oynatıp
"Lan biz" dedim.
Kutay gülümseyerek bizi izleyen kıza ve bana baktı.
"Bahar beni bilen tek kuzenim. Seni anlattım ona"
"Ama Kutay abinin dediği kadar varmışsın. Çok yakışıklı, çok küfürbaz" deyip güldü.
Kızın sesini ilk o an duymuştum. Ayağa kalkıp elini uzattı. Şaşkınlığım hâlâ üzerimdeyken elini sıktım.
Kız Kutay'a döndü.
"Beni bıraktığın için sağol abi, eve kendim giderim"
Kendime gelmeye çalışıyordum. Lan beyin hücrelerim Kaan'ın pezevenkliğine dönmüştü.
Kutay ev sahibi oymuş gibi kızı kapıya kadar uğurlayıp salona geri döndü. Önümde durup allak bullak olmuş suratıma bakıp güldü. Sonra ellerini yüzüme koydu, kendine çekip şap diye öptü.
"Oh be bu işi de hallettik"
Telefonumun bildirim sesi salonda yankılandı.
Yılmaz: Bro acil konuşmamız lazım akşama bana gel.