İmkansız Aşk +21

1508 Words
Yipitalp Günlerdir telefonumu açmadı, hasta mı bana mı kırgın nesi var bilmeden ondan haber bekleyip onu görebilmek için mart kedisi gibi dolandım evinin etrafında ki artık sabrım tükenmişti. Çilingir aradım. Daha fazla naz niyaz çekecek gücüm kalmadı. " Abi evin senin olduğuna eminsin değil mi?" Dediğinde koydum önüne aslanlar gibi hava kuvvetleri personel kimliğimi " Sen ne diyorsun kardeşim? aç şunu asabımı bozma benim" Lan ne iğrenç adam olduk biz, görevi kötüye kullanma desen var, her bok var... Aslında kötüye kullanmıyorum görevi Buğlem'e kullanıyorum. Buğlem iyi bir şey olduğuna göre görevi iyiye kullanıyorum. Ne saçmalıyorum amına koyayım " Oldu abi" Olur tabi, gir içeri olum Yiğit gir gir... Girdim, evin her tarafı Buğlemimin estetik zevkini yansıtıyor. Modern şık ama rahat. Yumuşacık geniş koltuğa kendimi bırakıp sevgilimi beklemeye başladım. Gözlerimi açtığımda akşam olmak üzereydi ve kapıdan ses geliyordu. " Kızım böyle habersizce geldik ama.. " Kızım derken... habersiz gelinir mi Volkan abi! Kocaman kız müsait mi bakalım Bir taraftan söylenirken bir taraftan dolaba mı saklansam, tuvalete mi? klozetin içine sığar mıyım acaba diye düşünürken kendimi sarı papatyamın banyosunda buldum. Herhalde buraya da girmez! Bir müddet sonra kapı açıldı yatak odasının. Banyonun kapısının arkasına saklanmış bekliyordum. Ulan içeride banyo tuvalet var diye bu odayı babasına vermez inşallah derken banyo kapısından içeri giren sarı bukle bukle saçlarla içime su serpildi. Beni görmeden banyoya doğru giderken hayalet gibi süzülüp ağzını kapatarak kendime çektiğimde öyle bir çırpındı ki kısrağım , sağda solda ne varsa döktü " Kızım dur benim" Immm diye inlemeyi bırakıp ağzını açmamla dönüp bana vurmaya başladı " Manyak mısın ne halt ediyorsun burada sen?" Manyağım, kudurdum... Ulan azar yerken de azar mı insan ,belinden çekip dayadım duvara kendimi de ona bastırıp kapıyı kilitledim Ve o ses " Kızım iyi misin sesler geldi?" Gözleri dehşetle açılmış, göğsü panik içinde inip kalkıyordu " iyiyim baba, elimden düştü, şampuan.. düştü elimden" " Tamam dikkat et kendine. " Başımı boynuna gömmüş hem ısırıp öpüyor hem de söyleniyordum " baba ne ya , baba ne? Bu nereden çıktı?" Omuzlarımdan elleri ile itmeye çalışırken ben kalçasını kavramış benimkine bastırıyordum bedenini " Asıl sen nereden çıktın?" Boynundan çekip kendimi daha da bastırdım duvara. İri güzel göğüsleri tamamen bedenime yapılmış, dekoltesinden şişerek taşıyordu " Annemden" " terbiyesiz" Hem de ne terbiyesizim bir bilsen! " Yiğit çıldırdın mı dur " Eteğini sıyırmaya başladığımda nefes alışverişi öyle şiddetlenmişti ki kapının dışından bile duyulabileceğine eminim. Dışakabine uzanıp suyu açtım... En azından artık anlaşılmaz dışarıdan derken yatak odasından bir ses daha " duşta mısın güzelim?" Eteğini tamamen sıyrılmış yüzü kıpkırmızı olan kızın gözünün içine baka baka iç çamaşırını bacağından sıyırdım Elimi bacak arasına soktuğumda inlemesini dudaklarını ısırarak durdurdu " Evet Buket abla" Nefes nefeseydi, kıvranıyor kadınlığındaki elimi iterek bıraktırmaya çalışıyordu. Bıraktım, bir anlık rahatlık ile nefes verdiğinde üstümü soyduğumu gördüğü anda durmayacağımı anlamış, başını sağa sola hareket ettirerek hayır diye işaret yapıyordu bana Ben mi ne yaptım, hiç aldırmadım. Üstümü soyup elini fermuarını açıp çıkarttığım erkekliğime götürdüğüm " hihh" diye irkilip iç çekerek inledi O kızarırken ben gülüyordum sessizce.Sinirden daha da kızarıyordu papatyam " İyi misin tatlım?" Kulağına dayadım başımı " çok iyiyim,Yiğitalp beni sikince daha iyi olacağım desene" Hala ve hala benden uzaklaşmaya çalışmıyor mu? " İyiyim... Buket abla iyiyim" Omzuna dökülmüş saçlarını elimle çekerek başımı boynuna gömdüm " Duşun altına girelim, bedeninden kana kana su içmek istiyorum" Elimle tek hamlede bacaklarını bedenime sarıp duşa girdirdim. Buğlem'in o kadar güzel kıvrımlı bir fiziği vardı ki, her erkeğin aklını kaçırmasına sebep olacak kadar nefesti İnce askılı ipek bluzu ıslanıp bedenine yapıştığında göğüsleri ıslanmış buluzunun da yapışması ile ortadaydı Göğüs uçlarının pembeliği beyaz ipek bluzundan bile görünüyordu. " En sonunda delirteceksin beni" Tekrar kendimi dudaklarına bastırdım. Ağzına dilimi iştahla soktuğumda ağzının içinde bile dili ile bana karşı koyuyor , içine almamaya çalışıyordu Ah bebeğim, yine kim senin aklını yaş yaş diye bulandırdı da bana böyle karşı koyuyorsun. Beni itip durduğu ellerine aldırmadan elim yine kadınlığına gitti. Kollarımın arasında adeta sıçradı. O kadar şiddetli irkildi ki " uslu dur, duyacaklar" diye söylenerek bacağını önce kadınlığını okşayıp ardından elimi güçlükle arasına sokup parmağımı girişine daldırdım. Orta parmağım girişinde içine doğru hareket ederken " Yiğit bu çok yanlış" demeye başlamıştı bile yine " Sikeceğim doğruyu yanlışı, aşk lan bu, doğru aşk mı olur?" Parmağım sonuna dek içine girdiğinde üstümüzden akan su tüm bedenimizin ateşini söndürmeye bir nebze bile yardımcı olmamıştı. " İstiyorum seni, her yerini istiyorum. İçine dolmayı... seni sikmeyi istiyorum" Alnımı alnına dayamış üstümüzden akan suyun yağmura benzer sesi, sevdiğim kadının ince inlemeleri eşliğinde alıyordum onu " Daha fazla işkence etme bana Buğlem" Ve aletimi girişine dayadım. Ağzı kocaman açılmış o açılmış ağzından ve kafasını boynunu geri iterek tavana dönmüş ağzına dolup taşan suyu yanağından dudağımı dayayıp içmeye, emmeye başladım " Herşeyin benim" Kendimi içine iterken karşı koymayı bırakmış elleri omzumda gözleri kapalı şekilde inliyordu. İçine öyle rahat girmiştim ki, bana ne kadar karşı koyarsa koysun nasıl arzuladığını bedeni ele veriyordu. Kendimi içine tamamen gömdüğümde acı ile inledi " ahhhhhh Yiğit ah çok itme lütfen" Bir an göz göze geldik. Gerçekten canı acıyordu. Daha önce de seviştik ama böyle olmamıştı " Ne oldu, neden canının bu kadar acıyor?" Gözlerinden yaşlar akarak inledi " lütfen çok itme" Kendimi biraz geriye çekip kollarımın arasında titremeye başlayan kadını sımsıkı sardım " tamam yavrum, böyle iyi mi?" Bedeni sarılırken titreyerek konuştu " e- e- evet" Bir müddet öylece durdum. Saçlarını okşadım, bedeninin her yerinde gezindi elim. " Seviyorum seni Buğlem, şu dünyadaki her şeyden çok seviyorum. " Titremesi biraz olsun azaldığında içinde girip çıkmaya başlamıştım sımsıkı sarıldığım bedenini kendimden uzaklaştırmadan içine dolmaya devam ederek. Her hücrem alev alırken sevdiğim kadından zevk dolu inlemeler çıktığında yavaş yavaş daha da derinine soktum kendimi. Bu sefer acı ile karşılık vermedi . Derin derin nefesini çekti ama acı ile inlemedi. " Aklımı başımdan alıyorsun " Bedenini çevirip sırtını göğsüme yasladım. v şeklinde inen sırtını açık bırakan bir dekoltesi vardı buluzunun. O kadar güzeldi ki sırtı... Kollarından çekerek güzel kalçalarına çarpa çarpa içine girmeye başladım. O ise düşmemek için duvara tutunmuş başını duvara dayamış ardı kesilmeyen inlemeler yükselterek karşılık veriyordu " Benimsin bebeğim benim" bukle bukle saçlarını elime dolayıp öyle bir çektim ki kafası tamamen arkasına savrulmuştu. Bense bedenine sahip olmaya devam ettim damarlarımda kan yerine akan şehvetle. Bir elim saçlarını çekerken diğer elimle kadınlığını okşamaya başlamıştım ki kalça etleri de dahil bacakları bedeni sarsılarak akmaya başladı. Bedeni şiddetle kollarımın arasında savrulurken dudaklarını birbirine sımsıkı bastırmış acı ile inliyordu dışarıdan Buket ablanın sesi eşliğinde " Akşama siyah kadife elbiseni giy Buğlem o sana çok yakışıyor" içine en sert darbelerimi atarken tüm bedeni önümde yere yığıldı titreyerek. Ben de üstünde onunla yere diz çöküp belinden çekerek içine girmeye devam ediyordum " O, olur abla" Buket ablaya cevap veriyordu altımda nefes nefese sevişirken benimle " Eminim Emre seni böyle görünce çok etkilenecek " dediğinde içine kendimi en sert şekilde itmiş halimle donakaldım Elimi saçına tekrar dolayıp çekerek dizinin üstünde kaldırdım. İkimiz de dizlerimizin üstündeydik Kalçası kasığıma yapışmışken çıplak sırtı göğsüme yapışmış vaziyetteyken sakin kalmak için kendimi zorluyordum. Saçını daha da çekip başını gerip kafamı boynuna oradan da kulağına götürüp dişlerimin arasında sinirle soluyarak sordum " Emre kim lan?" Ve içine en sert 2 darbemi geçirerek! Sessizdi. Eli saçını kavradığım elimde parmaklarımı açmaya çalışırken Buket abladan geldi cevap " Babanın da gözü tuttu. Ben sana söyleyeyim size onayı var!" İçine daha da sert girerek devam ettim " size onayı var ha" İnleyerek karşılık veriyordu, Buket ablanın ise her ağzını açtığında parçaladığı kalbim tekrar ve tekrar parçalandı " çok yakışıyorsunuz güzelim. Hadi ben gidiyorum. Sen de çıkınca haber ver birlikte hazırlayalım seni" Saçını çekmeyi bırakıp banyonun soğuk zeminine yatırdım yüz üstü ve üstüne kapanıp içine daha önce o kadar sokama dediği şekilde aletimi sonuna sokarak sinirle kulağına soluyarak sordum " birbirinize yakışıyorsunuz öyle mi? kim lan senin yanına yakışan! Sen beni katil mi edeceksin kızım" Ve acı dolu çığlıkları ile elleri banyonun zeminini tırnaklıyordu " Acıyor Yiğit, yavaş " Ne yavaşı, neden bahsediyor bu.. Gözümden dökülen yaş çıplak sırtına düşerken " aklından bile geçirme Buğlem, benimsin duydun mu benim? Sana yemin ediyorum çıkar herkesin içinde o masayı tarumar ederim" İçine en sert darbelerimi geçirirken erkekliğim kasılarak içine boşalmaya başlamıştı " benimsin" İnce beline ellerimle bastırarak sağıyordum kendimi! " Benim, o piçi yollayacaksın" tamamen içine bir iki defa daha girdikten sonra üstüne kapandım " İstemiyorum diyeceksin, burada bekleyeceğim. Hiç bir yere gitmiyorum. o götü yollayacaksın duydun mu beni?" Yüzü yüzeye yapışmıştı, Kafasını evet anlamında sallarken zemine yapışmış yüzünü ellerimin arasında alıp kaldırdım Defalarca öptüm bedenini zeminden kaldırıp kucağıma çekerek " Vermem seni Buğlem, kimseye vermem!" Bedenini bana bırakmış titriyordu. " kimse izin vermez" dedi ,sesinden ağladığını anlamıştım " Kimseden izin istemiyorum. Sadece seni istiyorum" Vermem. Benim o. Sikerim Emre'sini bilmem nesini! Vermem. Daha da sıkı sardım kollarımın arasındaki kızı musluğu kapatarak. Islak bedenlerimiz birbirine yapışmış, az önce yaşadığımız yasak zevkin şehveti ile yanıyorduk. Başını göğsüme göndüm, tüm bedenini kucağıma alıp sardım. Sımsıkı sarıp sarmaladıım " Güven bana bebeğim. Güven, kimse incitmeyecek seni yeterki bana güven bizi kabullen!" Kabullenecek biliyorum. Dizinde dirseğinde zemine gelen yerleri pembeleşmişti. O pembelikleri öptüm tek tek.. kol dirseğini, avcunun içindeki pembeliği, dizini.. Ve o iri güzel göğüslerini ipek bluzunu çıkartmadan öptüm, ısırdım. Benimsin, benim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD