ZÜMRÜT Ambulansın içinde , Ali 'nin başucunda oturuyordum . Sirenlerin çığlığı kulaklarımda yankılanırken , kalbimdeki feryatlar o çığlıkların bile önüne geçiyordu . Gözlerimden süzülen yaşlar , sadece bir acının değil , aynı zamanda tarifsiz bir suçluluğun da ifadesiydi . İçimde durmadan yankılanan tek bir soru vardı : Eğer Ali ’ye bir şey olursa , bu vebalin altından nasıl kalkarım ? Onu o hâlde görmek , yüreğimi parçalara ayırmıştı . Yüzü solgundu , dudakları kan içindeydi . Sanki her nefesi , hayata tutunmak için verdiği son savaştı . Elini tutuyordum ama sımsıcak olması gereken o avuç içi , soğuk ve cansızdı . Ne olmuştu Ali ’ye ? Kim yapmıştı bunu ? Aklım karmakarışıktı . Ya Serhat ’ın bir ilgisi varsa ? Ya bu işin ucunda aşiretten biri varsa ? Düşüncelerim zehir gibi beynimi yakı

