ALINTI-3

263 Words
Mektup no:120 "Yüzbaşım, sevgilim, nefesim... Sana yazdığım kaçıncı mektup saymayı bıraktım aşkım. Bugün ellerim bağlamadılar Barın. Biraz sakinmişim öyle dedi hemşire. Bana bir kağıt, bir de kalem verdiler. Senin bana o öğrettiğin gibi narin yazamıyorum harfleri, kusura bakma. Parmaklarım titriyor, kalem kağıdı yırtıyor sanki canım yanıyormuş gibi. Biliyor musun Barın, o gün sen giderken arkandan döktüğüm su kurumadı daha. Ama senin toprağın çoktan kurudu diyorlar. İnanmıyorum onlara. Ben her gece o toprağı gözyaşlarımla suluyorum, sen orada üşüme diye, o çatlaklardan sesim sana ulaşsın diye... Sana bir haberim var Yüzbaşım. Hani hep derdin ya, 'Bizim bir ordumuz olacak Gülce,' diye. Ordumuzun ilk neferi yolda Barın. Buramda, tam kalbimin altında bir kıpırtı var. Senin gibi sert vurmuyor henüz, bir kır çiçeğinin rüzgarda sallanması gibi dokunuyor bana. Anlamıyorlar Barın. 'İlaç içmen lazım' diyorlar. İçmiyorum. O zehirli sular senin emanetini benden alır diye korkuyorum. Ben senin kokunu unuttum, sesin gitgide uzaklaşıyor kulaklarımdan... Ama o burada. Senin kanın, senin canın benimle bu beyaz hücrede. Bazen ona senin hikayelerini anlatıyorum. 'Baban çok yiğitti' diyorum. 'Dağları titretirdi ama annenin saçlarını okşarken eli titrerdi' diyorum. Eğer bir gün bu beyazlık beni tamamen yutarsa, eğer ben senin yanına gelmek için bu kapıları zorlarsam bebeğimize kim bakacak sevgilim? Beni buradan almayacaksan, onu yanına al Barın. Ya da bizi... Çünkü ben nefes alamıyorum. Ben senin mezar taşındaki o soğuk harflerin arasında yaşamak istiyorum. Senin yanına gömülmek,en azından toprakta bedenlerimiz buluşsun istiyorum. Geleceğim Yüzbaşım. Elimizde bir kır çiçeği, içimizde senin sönmeyen ateşinle geleceğiz. Az kaldı... 'Geçecek Gülce' demiştin ya hani. Geçiyor Barın. Bu dünya üzerimden geçiyor, canımı eze eze geçiyor. Kır Çiçeğin ve Küçük Neferin..."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD