13. bölüm

2894 Words
Yazar majestelerinden " anne asker abla ne zaman gelecek" " bilmiyorum anneciğim." 5 dk sonra " anne asker abla bugün gelirmi " " anneciğim az önce de bu soruyu sordun ama " " ama anne gelsin " " gelcek inşaallah anneciğim, biraz sabretmen gerekecek " Salonda oturan öztük ailesi her 5 dakikada bir buna benzen bir diyalog ile karşılaşıyorlardı. Bu durum bir yandan hoşlarına gidiyordu. Ama çocukalr için aynı şey geçerli değildi. İçten içe kıskanıyorlardı. Aysima, babasının rabia hakkında konuşmasından sonra ağlamıştı. Çok kötü şeyler söylemişti. Şimdi ise asiye kıskanmasına sebep oluyordu Ama asiyeyide biraz anlasınlardı. Kaç saat olmuştu gelmiyordu. " aysenur hanım kahvaltı hazır " diye salona girdi ceylan. " hadi bakalım sofraya. " Hepsi bahçeye giderken asiye yine sordu. " anne asker abla yemek yiyormudur " " geldiği zaman ona sor anneciğim olur mu " " olur ama ne zaman gelecek ki " Bahar ellerini yüzüne kapatım derin bir nefes aldı. " gel seninle bir anlaşma yapalım. Sen asker ablan gelene kadar ona resim çiz, bana soru sorma, asker abla daha çabuk gelsin anlaştık mı " " anlaştık. " Sofraya oturdularında baharın karşısında yine rüzgar vardı. Anlaşılan kafası yine tabaktan ayrılmayacaktı. Dün akşamkiolaydan sonra her göz göze geldiklerinde utanıp, yanakları kızarıyordu Sürekli tekrar etmişti içinden Ya evli adamsa, ne diye bakıyorsun Pek soru sormamıştı bahar Sadece rabianın ailesi olduklarını biliyordu. Onlarda fazla soru sormamışlardı. Şayet sorsaydı nasıl cevap verecekti onu bile bilmiyordu. 25 yaşındayken, 9 yaşında bir çocuğun olması normal karşılanmazdı. Hele çocuğun babası... " anne " " bilmiyorum anneciğim, asker ablan ne zaman gelecek bilmiyorum " Asiye boş boş göz kırpıştırmakla yetindi. " yok başka bir şey sorcaktım ben " " yemek yiyormu, uyuyormu yine bilmiyorum " " başka sorcaktım " " ne sorcaksın anneciğim " " su verirmisin " Bu sefer boş boş göz kırpıştıran bahar olmuştu. " ne? " " su" Bahar bardağa uzanacakken asiyenin önüne konan su ile başını kaldırdı. Suyu veren rüzgardı. " senin anan çok saf valla, su kelimesini anlamak için beyni yandı " Hepsi ufak bir kıkırtı bıraktı Al işte yine utandı, yanakları kızarmıştı kesin. " anne çok soru sordum sana demi " " evet anneciğim " " özür dilerim, sormicam bir daha, asker abla gelir zaten, onlar kahraman. Kahramanlara bir şey olmaz " Hepsinin boğazına yumru oturmuştu. Zaten hep oluyordu. Asiyenin boynundaki kızarıklık, giydiği kıyafetin açık kolundan gözüken morluk, bileğinde kalın ipin yaptığı iz, hepsinin yüreğini parçalıyordu. Özellikle baharın. Hem anne olamıyordu kızına birde babalık yapmaya çalışacaktı. Abisi olsaydı ne güzel olurdu ama... İnsan ecelinden kaçamıyor, hele asker olunca. " evet anneciğim hadi ye yemeğini " Yemeğin geri kalanı sessiz geçmişti. Aysima, "anne bahçeye çıkabilirmiyiz " Ayça, " çıkın anneciğim ama fazla koşmayın terlersiniz " " & tamam " " anne. "Diye seslendi asiye. " efendim kızım " " asker abla gelince ben onunla yatsam olurmu " " bunu geldiği zaman ona sor olurmu kızım " " tamam. Olur " annesinin yanağına ufak bir öpücük kondurup bahçeye arkadaşlarının yanına koştu. Bahar çöktüğü yerden kalkıp arkasını döndüğü an burnunun dibinde beliren göğüs ile irkildi. Yine o mavilikler ile göz göze gelince bir adım gerileme ihtiyacı hissetti. Ama attığı adım boşluğa gelince beline dolanan kol ile tekrar karşısındakinin göğsüne yapıştı. " birde sakarsın, önüne bak, bir dahaki sefere ben olmayabilirim, seni tutacak ve uzun süre gözlerine bakabileceğin birisi olmaz " Rüzgar, kızı utandırmanın haylazlığı ile sırıtarak salondan çıktı. Ne oluyordu anlamıyordu ama kıza çekildiğini hissediyordu. Hem dün akşamki olaydan sonra dakika başı utanması hoşuna gidiyordu Dün akşam ne mi olmuştu. Ufak bir oda karışıklığı yapılmış olup rüzgar duş aldıktan sonra altında havluyla banyodan çıkarken odaya baharın girmesiydi olay. Bahar fazla bir tepki vermeden önce bir süre göz göze gelmiş, bakışmış daha sonra da ufak bir çığlık atıp odadan çıkmıştı. Aynı olay tam tersi tekrar yaşanmıştı. Bahar, üzerini değiştirdiği anda içeriden asiye çıkarken rüzgarın baharı, görmesiydi olay. Rüzgarda fazla tepki vermeden ağır bir küfür edip başını önüne eğmişti, fakat aklındaki görüntüyü nasıl sileceğini bilmiyordu. Böyle bir görüntü unutulmazdı ki. Ama bundan baharın haberi yoktu. Olmasındı zaten Çocuklar ile ilgilenmekten vaktin nasıl geçtiğini anlamamışlardı. O sırada dışarıdan araba sesi gelmesi, bir kaç saniye sonra asiyenin yüksek sesi dolmuştu kulaklarına "ASKER ABLA GELDİ " Rabia'dan devamkee Buraya düşeli bir gece olmuştu. Köy halkını gönderdikten sonra kampa doğru ilerlemeye başlamıştık. Fakat yorgunduk. Bir kaç saat yürüdukten sonra zafir bomba düzenlenmiş çalıya bastığında durmuştuk, bombayı imha edince tam ilerlemeye başlayacaktık, ki. Fakat her ne olduysa o anda oldu. Bir anda gaz bulutu yayılmaya başladı. Zehir olduğunu anlamama fırsat olmadan bilincimizi kaybetmiştik. Uyandığımızda oda gibi bir yerdeydik. Ellerimiz yukarıdan zincirliydi. Her zamanki gibi... Her birimizin arasında 5 adımlık bir mesafe vardı Neden bilmiyorum hepimizin ellerini 3 kelepçeyle bağlayıp daha sonra ip ile düğüm atmışlardı, korkaklar. Gelip giden yoktu, ellerime kan gitmeyişi işimi zorlaştırıyordu. Tim sessiz bir şekilde bekliyordu, bir yandan da ellerini çözmeye çalışıyordu. Sessizliklerinin sebebi ise korkuyorlardı. Geldiğimizden beri ağzımı açmadığım için korkuyorlardı. Konuşturmaya çalışmışlardı beni ama konuşmamıştım. Sebebi ise farklıydı. Bu bölge, eski timimin şehit olduğu yerle resmen aynıydı. Bu bölge, tuzağa düşüp timimin gözlerimin önünde şehit edildiği yer gibiydi. Bu bölge, bana en büyük vicdan azabı olan yer ile tıpa tıp aynıydı. Sanki bana yapılmış bir oyundu. Bana birisi oyun oynuyordu, yine timimi kaybetmek ile yüzleştireceklerdi beni, yine çaresiz bırakacaklardı beni. Ama bu sefer timimi kaybetmeye niyetim yoktu, izin vermeyecektim. Bu sefer tuzağa düşmeyecektim... Yasemin " olmuyor lanet olası şey " Emek " al bendende o kadar. " Sinan " kesin sesinizi, mızırdanmayın çocuk gibi " Elimi çözmeye çalıştıkça daha fazla sıkılıyormuş gibi hissediyordum. Derin bir nefes verip başımı önüme eğdim, ve düşünmeye başladım. Bizi esir alan kişi kimdi. Benimle oyun oynayan kişi kimdi. Önemli olan soru ise benimle ne derdi vardı. Sinan," komutanım, iyimisiniz. " Değildim, hiç iyi değildim. Kapı sesi durduğumda başımı hemen kaldırdım. İçeriye 1 erkek girdiğinde tüylerim ürpermişti. Gözleri çok tanıdıktı, ama bir o kadar uzak. Gri gözleri bana öfke ile bakıyordu. Benim yanıma ilerlerken gözlerini timdekilerden hiç birine değdirmemişti. Bu adamın benimle bir derdi vardı. Ama ne! Yanıma gelip eliyle yanağıma dokunacakken başımı geri çektim ve kafa attım. Elini burnuna koyarak geri çekildiğinde kahkaha attı. Sesini duyduğumda da tüylerim ürpermişti. Seside bir o kadar tanıdıktı. Ama o kadar uzak. Midem bulanmaya başlamıştı adama bakarken. Sebebi neydi bu hissin. Yanıma gelip sol yanağıma elinin tersiyle tokat attığında tim bağırmaya başladı. " timini sustur, hepsini gebertirim. " " kesin sesinizi! " Hepsi şaşkındı, bu adamın dediğini yaptığım için. Ama adamı tanıyordum. Belki benzerlikti ama tanıyordum. " ben kimim? " " ne bileyim ben kimsin " Kahkaha atmaya başlarken başını iki yana salladı. " hiç değişmemişsin, rabia. Hemde hiç. " " benden ne istiyorsun. " " senden rekabet istiyorum. Ama bu halde değil " " karşıma çıkabilecek kadar güçlümüsün ki " " emin ol bunu sen çok iyi biliyorsun." Kaşlarımı çattım. " şuanlık gitmenize izin vereceğim, ama merak etme, bir dahaki sefere sadece sen olacaksın " " neden!" " çünkü eskiden kalma bir hesaplaşmamız vardı. Bunu tamamlayacağım diye söz vermiştim kendime. Bilirsin ben sözlerimi tutarım" " ismini ver bana " " veba." " buradan nasıl çıkacağız, madem bizi gönderiyorsun, buradan çıkmamız için bir şey ver " " haklısın. Vermem gerekli " Cebinden bıçak çıkartıp elime sapladı. Dişlerimi sıkarken kapıya doğru ilerledi. Odadan çıkmadan önce sağ omuzunun üstünden bana baktı. " Size kurtulmanız için ufak bir anahtar vereyim. Kelepçeler şifreli, bir ipucu vereyim... Kabuslarının başladığı gün, 3 hakkınız var, kolay gelsin..." Kapıdan çıktığı an bıçağı elimin içinden çektim. Ve ipleri kesmeye başladım. Feyzi," komutanım kim bu şerefsiz " " bir düşmanım diyelim. Halatları çözebilen varmı. " Yasemin, sinan, " ben çözdüm." " güzel. Dediğim sayıları girin... 4 11 01" Sinan, " doğru. Diğerleri de aynı mı" " evet. " Kelepçeleri çözünce ipleri çözemeyenlerin yanına geldim. Hepsinin iplerini ve kelepcelerini çözdükten sonra emre hemen elim ile ilgilendi. Sarma işi bittiğinde kapıdan dışarı çıktık. Emre,"çok kolay oldu. Komutanım sizden ne istiyor bu herif " " eskiye dayanıyor, bir daha bu konu açılırsa rapor yazarım" Dışarıya çıkınca içime temiz bir hava çektim. Bomba düzeneğini yerleştirdikten sonra uzaklaştık. Ve bom... Kamp diye bir şey kalmamıştı. Gerçi veba içerideki kişilerin hepsini göndermişti, buna adım gibi emindim, ama yine de patlatmıştık. Sinan, koordinatları gönderip helikopter isterken ufak bir yer kurmuş oturuyorduk. Zafir " komutanım" " efendim " " şimdi ben bir şey sorucam ama kızmayın " " kızacağım bir şey ise kızarım " " şimdi sizin üniformanızdaki soy isim demirtaş. Ama tekmil verirken öztürk diyorsunuz. " Haklıydı. " ben doğduğum zaman başka ailenin çocuğu ile karışmışım. Bu durumu daha yeni öğrendim, üvey ailenin soy ismi demirtaştı, öz olanların soy adı ile tekmil veriyorum. " Zafir " komutanım şimdi ben bir şey desem... Kızmayın " " oha diyeceksin değil mi " Zafir " OHA " " bende hemen hemen aynı tepkiyi verdim. " Feyzi " simdi öz aileniz ile mi yaşıyorsunuz " " hayır, göreve çıkmadan 3 gün önce evden ayrıldım. Gerçi önceden de kalmıyordum " Emek " soy adınız " " ne olmuş " Emek " demirtaş olarak mı kalacak yoksa değiştirecekmisiniz " " bu karar benim değil, ama istermiyim... Bilemiyorum." Yasemin " aranız kötü mü " " aslında tam olarak değil ama iyi de değil. Sadece büyük abi bozuntusuyla bozuştuk, o zaten bana yetti " Sinan " diğerleri ile konuşuyor musunuz " " hayır. Kız kardeşim var, yeliz. Onunla bir iyiyiz. Diğerleriyle işte dediğim gibi sorunum yok " Emre " komutanım önceki aileniz sizi seviyor muydu " Yutkunma ihtiyacı hissettim. " hayır, zaten duygular karşılıklıydı. " Ali " peki o şifre neydi komutanım " " veba nın dediği gibi, kabuslarımın başladığı gün " Ali, " peki... " " daha fazla konuşmak istemiyorum. Belki başka bir zaman, ama şuan değil " Sinan, " son bir sorum var " " sor yüzbaşı " Sinan, " hasan albay, hüseyin orgeneral ile kan bağınız var mı " " hasan albay amcam oluyor. Hüseyin orgeneral ise... Dedem " "& yuh- çüş- oha- fesubhanallah " En son kelime feyziden di. Ne bekliyordum ki. Ağzına böyle kelimeler almayan birisiydi kendisi. " bari şaşırmanı düzgün yap be feyzi " Feyzi " komutanım, her şey Allahtan gelir. Ben şaşkınlığımı rabbimi zikrederek yaşıyorum. " Haklıydı vesselam. Helikopter sesi geldiğinde hepimiz toparlandık. Helikoptere binip yerimize oturduk. Başımı arkaya yaslayıp uyumayı denedim ama olmuyordu, aklımda o gri gözler vardı. Çok tanıdık geliyordu ama çıkartamıyordum. Zihnim çok bulanıktı. Emre " komutanım. Elinize dikiş atılması gerekiyor " " hallet o zaman emre " Son diyalog'umuz bu olmuştu. Emre elime dikiş atarken ben başımı yaslayı düşünmeye başladım Yolculuk boyunca kimseden ses çıkmamıştı. Telefon çekmeye başladığında hemen açtım ve gelen bildirimlere baktım. Neredeyse 1 aydır açmamıştım. Saate baktığımda 16:45 olduğunu gördüm. Üst üste gelen bildirimler ile gözlerim şaşkınlıkla açıldı. 426 cevapsız arama. 298 mesaj. Sinan" komutanım bir sorun yok değil mi" " bir sorun yok, sadece bizimkiler mesaj atmışlar " " anladım. " Mesajlara girdiğimde çoğu yelizden gelmişti Yeliz💕 - abla ben abimin yaptıkları için çok özür dilerim. - abla neden telefonlarını açmıyorsun. - göreve gitmemişsin merak ediyorum abla aç telefonunu lütfen - babam acil olmadıkça abimle konuşmuyor. - rüzgar abimle, ali abim kavga ettiler, sen bir kadına nasıl vurursun diye. - rüzgar abim sana değer veriyor. Ağzımı arıyor her gün, senden bir haber varmı diye. " yağmur yengemde bir şeyler var, sürekli midesi bulanıyor. Anlamadım ne olduğunu. - ali abim senin hakkında söyledikleri için çok pişman - bu gece yanıma geldi, sana ulaşıp ulaşmadığımı sordu. - eğer ulaşırsam seninle konuşmak istediğini söyledi. - abla annemle babamda çok merak ettiler seni, neden açmıyorsun telefonlarını. - belkide benimle daha konuşmak istemiyorsundur. - daha fazla darlamayacağım seni, rahatsız ettim kusura bakma - amcam söyledi görevdeymişsin, boş yere alınganlık yaptım. - umarım sağ sağlim dönersin - döndüğün zaman bize gel, seni çok özledim. - geldiğin zaman haber ver ona göre hazırlanayım. Son görülme bugün 12:08 Emanetim (yiğidimiz) -napıyorsun abla - en son gördüğümde canın sıkkın gibiydi bir sorun mu var - umarım iyisindir. - hasan amcayı aradım göreve gitmişsiniz. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. - döndüğün zaman haber ver. 0543 *** ** ** - rabia ben ali. - nasıl diyeceğimi bilmiyorum. Özür dilerim - öyle şeyler söylemek istemedim, hele vurmayı hiç istemedim. - yelize zarar vereceğini düşündüm o yüzdendi bütün öfkem. Ama boşunaymış - aysimanın sana dediklerini öğrendim, onu sana karşı uyaran bendim özür dilerim. - haklıydın. Siz herkesi korumak için canınızı verirken ben çok aptalca davrandım. - seni her an kaybedebileceğimizi anladığımda çok geç oldu affet beni. - geri dön kardeşim lütfen geri dön. - amcam mesaj atmış yelize, göreve gitmişsin. Sağ sağlim dön. - hepimizin dua'ları seninle. - görevden döndüğün zaman haber ver, bizim evde dört gözle bekleniyorsun. - umarım beni affedebilirsin - seni seviyorum. Ömer bey - rabia neredesin kızım. - telefonları açmıyorsun. - çok özür dilerim, iyi bir baba olamadım. Sana, çocuklarıma. - alinin söyledikleri içinde özür dilerim. - affet kızım - göreve gitmişsin. Sağ sağlim gel yavrum. - önce Allaha, sonra timine emanetsin. Onlarda aynı şekilde - görevden döndüğünde bizim eve gel. Hepimiz bekliyoruz Hasan amcam(albayım) - deli kız, aç şu telefonları. - oraya geliyorum, ve konuşacağız. - alinin söyledikleri için özür dilerim. - yetişemedim. Ben geldiğimde siz gitmiştiniz. - emanetin bana ulaştı kızım, merak etme. - babanların evine götürdüm. Hemen kabul etti babanlar. - asiye hep seni soruyor, asker abla nerede diye. - hepimiz dönmeni bekliyoruz. - dönüşte babanların evine gel. Ayşenur hanım - neredesin yavrum. - hepimiz aradık açmıyorsun. - gittiğinden beri hiç birimizin tadı tuzu yok. - sağ sağlim dön yavrum. Bana evlat acısı yaşatma kızım - seni çok seviyorum kızım 0532 *** ** ** - rabia ben rüzgar. - ikizin. - niye söylüyorum ki zaten hatırlıyorsundur. - abimin dedikleri için kusura bakma - yani özür dilerim. - orada değildim eğer olsaydım böyle bir şey demesine izin vermezdim. - vurduğu zamanda aynı şekilde. Durdururdum. - sağ sağlim gel ikizim. - ara sıra kalbime ağrı giriyor. İkizler hisseder diyorlar. Umarım iyisindir. - bir an önce gel. 0554 *** ** ** - Rabia benim asaf. - ne diyeceğimi bilmiyorum. - ali adına özür dilerim. - onun sana olan güveni geçmişe dayanıyor. - alinin acısı büyük rabia. Bu onu savunmama sebep değil ama bizimde ilk başlarda güvenmememizin sebebi rümeysa( eski kız ) - geldiğin zaman konuşuruz. - hepimiz seni bekliyoruz. Dikkatli ol kardeşim 0532 *** ** ** - demir ben - neredesin bilmiyorum ama umarım iyisindir - niye gittin ki. Aliyle ne güzel kavga ederdin. Bende izlerdim. - özür dilemiştir senden. Ama hemen affetme sürünsün biraz. Ama fazlada uzatma. Onunda canı acıyor. - geldiğin zaman konuşuruz. Dikkatli ol minik bücür - öztürk evinde 4 gözle bekleniyorsun komutan 0524 *** ** ** - ben selim. - niye gittinki abla ya of - ne güzel kaos olacaktı. - abla diyorum ama kızmazsın umarım. - geri dön çabuk. Türk cumhuriyeti hakimi olarak emrediyorum - gerçi siz askerlere bizim emrimiz geçermi bilemem. - dön işte. 0235 *** ** ** - ben kerim - fazla yazamayacağım çünkü görev var. - dikkatli ol, çabuk ve benden önce gel. - seni çok seviyoruz Şaka gibiydiler Yüzümdeki sırıtışa engel olamıyordum. Demirin mesajlarını tekrar okuyunca kahkaha atmaya başladım Tim bana deli görmüş gibi bakıyordu. " bakmayın öyle ya " Sinan" iyimisiniz komutanım " " hepsi mesaj atmış. " Kahkaha atmaya devam ettim. " özür dilemiş hepsi. Geri dön diyorlar " Sinan başını iki yana sallayınca daha çok kahkaha attım. Feyzi " gidecekmisiniz " " heralde. Hepsini süründüreceğim, özellikle aliyi " Gülüşümü bastırınca gözlerim doldu Tim bu sefer hortlak görmüş gibi bakıyorlardı. " benim bir ailem var lan. Babam var, annem var, abilerim var, ikizim var, kardeşlerim var, lan seviyorlar beni." Gözlerim doluyken gülümsedim. Tim bu sefer karışık bir şekilde bakıyorlardı. Yasemin hissettiğim şeyi anlamış olacakki kendiside kahkaha attı. " komutanımız şuan ailesi olduğu için seviniyor, önceden yaşadığı sorunlardan dolayı garipsiyor." Hepsi aydınlığa kavuştukları için rahatlamışlardı. Zafir, " komutanım, yanlız hissetmeyin boşuna. Artık bir ailenizde biz varız. 7 tane kardeşiniz daha var" Sinan, " nereden 7 oluyor lan " Zafir " komutanım sizde varsınız " Sinan " nereden kardeşi oluyorum oğlum " Yasemin " gerçi doğru komutanım, müstakbel eş- öhm , yani arkadaşsınız siz " Tim ne olduğunu anlayınca bıyık altı güldüler. " bir ben mi anlamadım " " boşver rabia anlama sen, boş boş konuşuyorlar işte " Emre" rütbede değilmiyiz komutanım " Sinan " ya sabır " " yeter ya, başım şişti. " Dışarıya baktığımda gelmiş olduğumuzu gördük " komutanım iniş için izin istiyorum" " izin verildi. Beyler hazırlanın. " İniş yaptığımızda sırayla tekmil verdik. " 2 YÜZBAŞI, 1 ÜSTEĞMEN, 1 TEĞMEN, 4 ASTSUBAY İLE AZRAİL TİMİ GÖREVİ BAŞARIYLA TAMAMLADI KOMUTANIM. EMİRLERİNİZ İÇİN HAZIRIZ" " RAHAT, aferin. Yaralarınız varsa baktırın 4 gün izinlisiniz, gözüme gözükmeyin. Rabia yarın öğlenden sonra görev raporunu masama bırakırsın " "EMREDERSİNİZ KOMUTANIM " Sinan, " komutanım önce bi emanetleri görelim, sonra dağılırız " " tamamdır. Rütbeden çıkın " Yasemin " aşırı yoruldum ya " Zafir " al benden de o kadar " " oyalanmayın, arabayla mı gidiyoruz, motor kullanamam ben " Emre " biz tim ile aynı binada kalıyoruz, siz ve sinan abiyi bırakır devam ederiz biz " " tamam " Sinan " tamam olur " Duş, muş, kıyafet falan uğraşamazdım şuan. Hepimiz aynı fikirde olmalıydık ki direkt dışarı çıktık. Arabaya binerken saate baktım. 18:06 10 dakikaya giderdik. ~~~ 1-2 dakika sonra gelmiş olurduk. Haber vermemiştim. Sürpriz olsundu. Kapıya vardığımızda korumalar engel olmuştu. Hem beni görüp hemde üzerimizdeki üniformaları görünce hemen kapıyı açtılar. Bahçede oyun oynayan çocuklar arabalara bakıyordu Araba durur durmaz hemen aşağı indim. Asiye ile gözlerimiz birleşince yüzümde kocaman bir tebessüm yer aldı. Aynı şekilde onda da. Şayet " ASKER ABLA GELDİ " diye bana doğru koşmasının başka bir açıklaması olamazdı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD