“Badem?” “Benim havuçlu lokumum?” “Benim bir tanecik yengem…” Deniz’in bana olan yaklaşımına bakmadan önümde açık olan televizyona diktim gözümü. Oturduğum koltukta bana doğru birazcık daha yaklaştı, aklınca sırnaşacaktı. “Badem, eriğim, yeni dünyam benim…” “Deniz, bu iltifatlarının umurumda olduğunu gerçekten düşünüyor musun?” dedim, başımı çevirerek ona baktığımda neredeyse dibime girdiğini gördüm. Bana yavru kedi bakışı atıp kolunu omuzuma attı, geri çekilmeye çalıştım. “Evet çünkü sen bana kıyamazsın.” “Ha! Öyle bir kıyarım ki!” Kolunu ittirerek yana doğru kaydım. Pes etmeyerek, üzerime doğru yaklaştı. “Ama badem küçük bir şaka yapmak istemiştim, niye böyle abarttın?” “Abarttım mı? Ben mi abarttım?” dedim, şaşkın bakışlarla ona döndüm. “Oğlum az daha kalbime indiriyordun!” Ş

