Ellerimdeki kıyafetlerle aceleyle odaya girdim. Hızlı adımlarımla kıyafetleri giyinme odasına bıraktım ve odaya geçtim. Kalbim, hızla göğsümü dövüyordu. Bedenim az önce olanların etkisinden çıkmaya çalışıyordu. Kendime gelmeye başlıyordum. Bedenimi yatağa oturttum ve derin bir nefes aldım. Yine dün geceki gibi olmuştu. Yine kendimi kaybetmiş, kollarında bulmuştum. Aklımı ve ruhumu acımasızca ele geçiren bu adama karşı koyamıyordum. Parmaklarımı boğazıma sardım ve gözlerimi kapattım. Odanın içindeki derin sessizlikle birlikte istemsizce gülümsedim ta ki, aşağıdan gelen sesleri duyana denk. Tanıdık, aşinası olduğum kadın sesi ile gözlerimi açtım. Arina İvanov’un sesiydi bu. Kaşlarım çatıldı, neden tartışıyorlardı ki? Kendime engel olamadan yataktan kalktım ve odadan çıktım. Kapıyı açıp

