Ellerim alışmıştı iyiden iyiye toprağa. Aklım başka yerde olmasına rağmen o alışkanlıkla tarıyordum toprağı. Eldivenlerimin elimde bıraktığı büyüklüğün boşluğundan giren bahar rüzgarı terli ellerimi serinletirken bekliyordum da aynı zamanda. Gelecek bir haber yeniden yaşamama, inanmama neden olacak büyüklükte gibiydi. Daha bir kaç ay evvelinde ondan medet ummaktan korkup amcama sığınmama rağmen, şimdi Banu'yu kaybetmekten deli gibi korkuyordum. Sanki başına gelen her şeyin sebebi benmişim gibi bir endişe ile iyi bir şeyler duymak için içten içe dualar ediyordum. Yanımdaki gölge beni ürkütürken benim gibi diz çökmüş toprağa uzanmıştı. Mavi gözlerini gördüğümde sevinçle baktım. Nasıl bir sessizlikle geliyor bu adam? "Çocukken yağmurdan sonra ıslanan topraktan solucan bulup mahalledeki çoc

