LİYA Aras evli değilmiş. Ve her şey… tamamen benim suçum gibi görünüyordu. O an ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim. Kelimeler boğazıma dizildi, nefesim daraldı. Bütün o öfke, bütün o savunmalar… bir anda anlamsızlaştı. Sanki biri yüzüme tokat gibi gerçeği çarpmıştı. Koşar adım çıktım evden. Nefes nefese, kalbim göğsümü yırtacak gibiydi. Konağın kapısından çıkarken, içimde sadece tek bir cümle yankılanıyordu: “Yine mahvettin, Liya. Yine her şeyi sen berbat ettin.” Sokağa vardığımda telefonum çaldı. Annemdi. Ekranda adını görünce içim burkuldu, ama açtım. Sesi aceleciydi. “Asaf burada,” dedi. Bir anda yerimde donakaldım. “Asaf mı?” dedim, kalbim sıkıştı. “Evet, burda. Elen’le şuan da.” O an deliye döndüm. Yolun ortasında kalakaldım, beynimden bin tane düşünce aynı anda

