Sorgu Odası Umay, tedirgince bacaklarını sallıyor ellerini masada birleştirmiş oturuyordu. Yüzü beyazlamış, etrafa tedirgin bakışlar atmaya başlamıştı. Şuanda yaşadığı içsel çatışma ile nasıl baş edebileceği hakkında bir fikri yoktu. Garip ilerliyordu her şey. Yıllar öncede kaldığını düşündüğü bütün kötü anıları tekrardan gün yüzüne çıkmıştı. Katil demişlerdi. Ağabeyini öldürdün demişlerdi. Kimse görmemişti anne ve baba sevgisinin içinde açtığı eksikliği, sürekli ezilen o küçük kızı, görülmek ve sevilmek için yaptıklarını. Ama suçu olmayan bir günahın bedelini hemen ödetmişlerdi. Yine aynısı oluyordu. O kızı hatırlamıyordu bile. Kimdi? Adı neydi? Kaçıncı sınıftı? Diyarbakırdan buraya geldiğinden beri doğru düzgün okula gitme fırsatları bile olmamıştı. Bütün bu düşüncelerle boğuşmak art

