Koş, saklan, gerçeği gizle ama asla babana itaatsizlik etme!Hayatı boyunca prangalarıyla birlikte yaşayan Aleda İren özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen bir kelebekti. Özgürlüğüne kavuştuğunu düşündüğü an darbeyi yedi. Tepetaklak olan hayatının bir daha düzene giremeyeceğini düşündüğü vakit rahmine düşen bebeğinin haberini aldı.Ya bebeğinin babasına haber verecek ve kurtulacaktı ya da babasının onu evlendirmek istediği kişiyle hayatını mahvedecekti. Ölüm yalnızca fiziksel değil ruhen de olabilirdi.
Size bir gün gelip on yedi yılınızın çöp olduğunu ve çektiğiniz acıların boşa olduğunu söylüyorlar. Ne yapardınız? Kendimce en mantıklı olanı yaptım. Kapıyı çarpıp Doktorun odasından ayrıldım.
Kalkmış 6 Abin bir de ikizin var diyorlar.
Onlarda eski ailem gibi bana eziyet çektirirlerse ne yapacağım?
🎈 !!!!! ( Klasik bir karışan bebek hikayesi olduğunu bilerek okuyunuz.)
Tacizcimle evlenmektense bana çıkış yolu kalmadığı için teklifte bulunan adamla evlenmeyi kabul ettim.
O beni bu hayattan kurtardı. Bende onun kızını...
Zoraki bir evlilikti bizimkisi. Amaç belliydi. Kurallar baştan yazılmıştı ancak hesapta aşk yoktu.
Hayatı akışında yaşamak lazımdı. Nereye yön verirse oraya gitmek, hiç kimseye bağımlı olmadan yaşamak lazımdı. İnsan ailesini seçemez derlerdi. Deniz için gerçekten de durum bundan ibaretti. Çok mutlu olduğu söylenmese de bir aileye sahipti sonuçta. Ta ki o güne kadar. Hayatı değişmiş, değişmekle kalmamış yeni bir gerçekliğe kapısını açmıştı. Hastane odasında eline tutuşturulan kağıda baktı. "Verilen DNA sonucunun örneğine göre Yılmaz Kandemir ile verilen örnek %99.99 oranında uyuşmaktadır." Hayatı belki de başkalarının hayatına yön vermesi üzerineydi