Hikayesi Nurauthor
author-avatar

Nurauthor

bc
KAÇAN KOVALANIR!
Güncellenme zamanı Sep 25, 2025, 15:42
Bildiğiniz tüm kaçan kovalanır, klişelerini unutun! Bu hikâye de ne kaçan neden kaçtığının farkında ne de kovalayan kaçanı yakalamak için peşinde! Herkesin kalbinin en derinlerinde, dönüp bakmaya bile korktuğu yerde sakladığı bir sır vardır; benim de öyle bir sırrım vardı. Sırrımın ismi: Cihat’tı. Cihat, yıllar önce kendimden bile sakındığım yarım kalmış bir hikâyeydi içimde. Şimdilerde ise yarım kalan hikâyem, imkânsızlığa sürükleniyordu. Çünkü o bizi terk eden adamdı: yalnızca beni değil, yıllarca ona annelik yapan annemi, onu benden farklı görmeyen abimi, hiç düşünmeden onu ilk gördüğünde dayıoğlu diye seslenen Tuğrul’u, çok konuşmayı sevmeyen ama onunla konuşmaktan keyif aldığını defalarca dile getiren Akif’i, kendisiyle benzer şeyler yaşamasına rağmen yanımızda kalmaya devam eden Alparslan’ı… Cihat, bizi terk etmeyi seçen adamdı, onunla hikâyem kendimce daima yarım kalacaktı. Yine de içimde engelleyemediğim bir hırs vardı, hayal kırıklığının ağırlığı altında ezildikçe eziliyordum; ezildiğim yerden kalkmamı sağlayan tek şeyse hayal kırıklığımın yanında getirdiği şerdi. Ben İpek Sipahioğlu’ydum: Sipahioğlu soyadını taşıyan en gaddar, en öfkeli, en bencil ve en acımasız kişiydim. Ailemin merhametinin aksine ben negatif duygularıma tutunup kalbimin sesini bastırabiliyordum. Şimdi Cihat düşünsündü: Hayal kırıklığına uğramış bir kadının şerrinden sakınması gerektiğini öğrenecekti çünkü ben onun tarafından hayal kırıklığına uğratılmış bir kadındım.
like
bc
Zakkum Çiçeği
Güncellenme zamanı May 2, 2025, 01:01
“Niye seni kurtarmamı istemiyorsun benden Uhde?” “Çünkü beni kurtaramazsın.” Bileklerini yakalayıp ellerini indirmeye çalıştım. İzin vermedi. “Şimdi ne yapacaksın?” dedi ısrarla yüzümü çevirmemi engelleyerek. “Bilmiyorum. Asıl şimdi siz bana ne yapacaksınız? Enver Kandemir’e ihanet etmeyeceğim Cihangir. Ben sizin kuklanız değilim, olmayacağım. O yüzden işinize yaramam.” Beni kendine çektiğinde dudaklarındaki gülümsemeyi söküp almak istedim. Sözlerimin üzerinde hiçbir tesiri yoktu. “Ona ihanet etmeyeceksin, seni ele versek bile. Öyle mi? Doğru mu anlamışım?” Sadece başımla onayladım. Gözlerim yakınlığımızdan ötürü istemsizce dudaklarına kaydı. Tebessümü büyüdü, tam sırıtmaması söylemek için ağzımı açtığımda yanağımdaki elleri vücudumu ona çekti. Dudakları dudaklarıma değdi. Beni öpüyordu. Şaşkınlıktan birkaç saniye hareket edemedim, beynim işlevini yerine getirmedi. Ardından ne olduğunu anlamadan vücudumun her zerresinde kalbimin uğultusunu hissederken ellerimi onu itmek için göğsüne dayadım. Cihangir başını hafifçe sağa eğerken yanağımdaki elleri çenemle boynum arasına indi. İçim ürperirken dudaklarının her kıpırtısıyla heyecanlanıyordum. Bir anda geri çekildiğinde kapattığımı fark etmediğim gözlerimi açtım. “Ne yapıyorsun?” dedim nefes nefese. Gülüşü tamamen dudaklarını esir almıştı. Boynumdaki elleri bileklerime indi. O an aydınlanma yaşadım, onu itmek için göğsüne koyduğum ellerim gömleğini sımsıkı kavramıştı. İtmekten çok çekmişim gibi görünüyordu. “Cengiz için ona gitmedin, bana geldin. Sen ailendekileri bırakıp benden yardım istedin. Sen Enver’e çoktan ihanet ettin, Uhde. Bu da kanıtıydı.”
like
bc
HANCI
Güncellenme zamanı Apr 13, 2025, 08:52
Evrende her şey zıddıyla var olurdu; yaşam varsa ölüm vardı, hakikat varsa yalan vardı, gündüz varsa gece vardı, aşk varsa nefret vardı. Yaşadığım hayatta benim de bir zıddım vardı. O… Halil İbrahim Sipahioğlu… Beni var edecek adamdı; onu bataklığın içine çekecektim ve kendim yerine onu feda edecektim. O batacaktı ki ben çıkabileyim. O kışa hapsolacaktı ki ben yazı görebileyim. O ölecekti ki ben yaşayabileyim. Ben, Bade Hancı. Bu da benim hayatta kalabilmek için nefretle aşk arasındaki ipince bir çizgide yürüyüşümün hikâyesi.
like
bc
Hüma Kuşu
Güncellenme zamanı Dec 30, 2024, 14:19
Hüma kuşunun efsanesini bilir misiniz? Hüma kuşu, sürekli uçan yere konmayan kimseyi incitmeyen ve dirisi ele geçirilemeyen bir kuştur. Efsaneye göre gölgesi kimin üstüne düşerse kısmetinin açıldığına, bereket veya bolluğa ulaşacağına veya hükümdar olacağına inanılır. Kısacası Hüma: iyiliği, güzelliğin, dostluğun, barışın, cömertliğin, cesaretin, gücün ve kuvvetin kimi zaman aracı kimi zaman kaynağıdır. Adımın anlamı da buradan geliyordu. Doğduğumda benim kulağıma fısıldanan isim buydu. Hüma… İsminin hakkını verebilmek şöyle dursun, hayatına girdiğim herkesi kelimenin tam anlamıyla yakıp yıkmıştım. Benim varlığım yıkımın ta kendisiydi. Enkazımdan canlı çıkanlar sayılıydı. Hayata bir sıfır yenik başlamıştım. Babamın zaten hali hazırda bir ailesi vardı. Aslanlar gibi diye hitap ettiği oğlu ve güzeller güzelim diyerek sevdiği biricik kızı vardı. Tabii onların annesi de. Benim annemse babama çaresizce tutunan öteki kadındı. Biz onları hep bilmiştik, onların ruhu bile duymamıştı. Bunun bizim için üzücü olduğunu düşünürdüm çocuk aklımla bile. Oysa gerçek acıyı daha hissetmemiştim. Asıl kıyametimin kopuşu annemin ben on yaşındayken ölmesiydi. Ondan sonra babamı görmemiş, duymamış, yetimhanede evlat edilinmeden on sekiz yaşına gelebilmiştim. Yetimhaneden sonra da bir şekilde hayatta kalmayı başarabilmiştim. Bildiklerim de gördüklerim de ailem de maziden başka hiçbir şey değildi. En azından bir gün ansızın geçmişim önüme çıkana kadar öyleydi. Ben Hüma ve bu da benim mahvettiğim, yakıp yıktığım insanlardan geriye kalan hayat hikayem.
like