KAÇAN KOVALANIR!Güncellenme zamanı Sep 25, 2025, 15:42
Bildiğiniz tüm kaçan kovalanır, klişelerini unutun! Bu hikâye de ne kaçan neden kaçtığının farkında ne de kovalayan kaçanı yakalamak için peşinde! Herkesin kalbinin en derinlerinde, dönüp bakmaya bile korktuğu yerde sakladığı bir sır vardır; benim de öyle bir sırrım vardı.
Sırrımın ismi: Cihat’tı.
Cihat, yıllar önce kendimden bile sakındığım yarım kalmış bir hikâyeydi içimde. Şimdilerde ise yarım kalan hikâyem, imkânsızlığa sürükleniyordu.
Çünkü o bizi terk eden adamdı: yalnızca beni değil, yıllarca ona annelik yapan annemi, onu benden farklı görmeyen abimi, hiç düşünmeden onu ilk gördüğünde dayıoğlu diye seslenen Tuğrul’u, çok konuşmayı sevmeyen ama onunla konuşmaktan keyif aldığını defalarca dile getiren Akif’i, kendisiyle benzer şeyler yaşamasına rağmen yanımızda kalmaya devam eden Alparslan’ı…
Cihat, bizi terk etmeyi seçen adamdı, onunla hikâyem kendimce daima yarım kalacaktı.
Yine de içimde engelleyemediğim bir hırs vardı, hayal kırıklığının ağırlığı altında ezildikçe eziliyordum; ezildiğim yerden kalkmamı sağlayan tek şeyse hayal kırıklığımın yanında getirdiği şerdi.
Ben İpek Sipahioğlu’ydum: Sipahioğlu soyadını taşıyan en gaddar, en öfkeli, en bencil ve en acımasız kişiydim. Ailemin merhametinin aksine ben negatif duygularıma tutunup kalbimin sesini bastırabiliyordum.
Şimdi Cihat düşünsündü: Hayal kırıklığına uğramış bir kadının şerrinden sakınması gerektiğini öğrenecekti çünkü ben onun tarafından hayal kırıklığına uğratılmış bir kadındım.